MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9770 ▲ %0,02
EURO 53,5006 ▲ %0,27
ALTIN 6.593,88 ▲ %0,61

Türkiye’den İran Gerilimine Kritik Açıklama: Masa Kurulmalı

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, son dönemde İran’da yaşananlar ve Ortadoğu’daki tırmanan gerilime ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin diplomasi kanallarını sonuna kadar zorladığını belirten Çelik, bölgedeki tansiyonun uluslararası hukuka aykırı saldırılarla yükselmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. Çelik’in açıklamaları, Ankara’nın kriz yönetimindeki pozisyonunu net bir şekilde ortaya koydu.

Çelik, İran’a yönelik son saldırıları “haksız ve hukuksuz” olarak niteledi. Bu saldırıların, nükleer müzakereler gibi diplomatik süreçlerin devam ettiği bir dönemde gerçekleşmesinin, bölge ve küresel barış için tehlikeli olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da bu süreçte yoğun bir diplomasi temposu yürüttüğünü, çeşitli liderlerle görüşerek çatışmanın durması ve çözümün masada aranması gerektiği mesajını verdiğini aktardı.

Saldırılar Hukuka Aykırı ve Kaos Amaçlı

AK Parti Sözcüsü, İran’da yaşanan insani kayıplara dikkat çekerek, “Bir kız ilkokulu bombalandı ve pek çok öğrenci hayatını kaybetti. Dini lider, askeri ve siyasi liderler hayatını kaybetti” ifadeleriyle taziyelerini iletti. Çelik, uluslararası hukukun hiçe sayılmasının ve devlet mimarisini hedef alan suikastların kabul edilemez olduğunu vurguladı. Özellikle rejim değişikliğini hedefleyen eylemlerin, bölgedeki istikrarı tamamen yok edeceğine dair uyarıda bulundu. Tarihin, rejim değişikliği dayatmalarının büyük facialara yol açtığını gösterdiğini belirterek, “Bir ülkeye saldırı için o ülkenin rejimi bahane edilemez” dedi.

Çelik, yaşananların sadece bölgeyi değil, küresel düzeni de tehdit ettiğini savundu. “İsrail güvenliği bahane edilerek bu şekilde müdahalelerin olması bütün bölgeyi istikrarsızlaştırıcı sonuç ortaya çıkardı” sözleriyle, uluslararası hukuku tahrip eden bu yaklaşımların “gayrimeşru” olduğunu dile getirdi. Rejim değişikliği dayatmalarının, sivil toplumun ayaklanmaya çağrılması gibi yöntemlerle devlet mimarisini çökertmeyi amaçladığını, bunun da daha büyük felaketlere yol açacağını ekleyeceğini ifade etti.

Türkiye’nin Tedbirleri: Ekonomi ve Sınır Güvenliği

Tüm bu gelişmeler ışığında Türkiye’nin olası risklere karşı hazırlıklı olduğunu belirten Çelik, özellikle İran sınırındaki potansiyel göç dalgasına karşı devlet birimlerinin tam koordinasyon içinde çalıştığını aktardı. Bölgesel bir savaşın tetiklenmesi durumunda Hürmüz Boğazı ve petrol fiyatları üzerinde yaşanacak dalgalanmaların küresel ekonomiyi etkileyeceği öngörülüyor. Türkiye ekonomisi, bu tür krizleri yönetme konusunda tecrübeli olduğunu belirtirken, olası negatif gelişmeleri absorbe etmek için gerekli tedbirlerin alındığını da ekledi.

Bölgedeki gerilim sadece siyasi değil, aynı zamanda insani ve ekonomik sonuçlar doğurabilir. Türkiye, jeopolitik konumu gereği, herhangi bir çatışma durumunda mülteci akını riskiyle karşı karşıya kalabilir. Türkiye’de insani yardım ve sığınmacı kabul süreçleri, uluslararası anlaşmalar ve iç mevzuat çerçevesinde yürütülmektedir. Olası bir göç dalgasında, sınır güvenliği artırılırken, insani yardım organizasyonları devreye girmektedir. Ayrıca, enerji fiyatlarındaki artışa karşı BOTAŞ gibi kurumlar enerji arz güvenliğini sağlamak için çeşitli senaryolar üzerinde çalışmaktadır.

Öte yandan Çelik, ana muhalefet partisi CHP lideri Özgür Özel’in dış politikaya yönelik açıklamalarını da eleştirdi. Özel’in “ne söylediğinin anlaşılmadığını” belirterek, milli meselelerde geçmişteki CHP genel başkanlarının sergilediği sağduyulu duruşun önemini hatırlattı. Çelik, ulusal çıkarlar söz konusu olduğunda siyasi sorumluluğun hatırlanması gerektiğini ifade ederek, Özel’e “daha hakkaniyetli, daha gerçekçi açıklamalar yapması” çağrında bulunmasını tavsuna davetirdi.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir