Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin savunma sanayiinde ulaştığı stratejik derinliği taçlandıran dev tesislerin açılışını Ankara’da gerçekleştirdi. HAVELSAN Teknoloji Kampüsü’nde düzenlenen tarihi törende; SANCAR SİDA Hizmete Alma, Simülatör Üretim ve Entegrasyon Tesisi ile KAAN Teknoloji Merkezi gibi kritik noktaların açılışı yapıldı. Milli güvenlik ve dijital egemenlik vurgusu yapan Erdoğan, savunma sanayiinde dışa bağımlılığın %80’lerden %20’lere indirildiğini belirterek, Türkiye’nin bu alanda bir dünya devi haline geldiğini büyük bir gururla paylaştı.
Dijital Egemenlik ve Yazılımın Kritik Önemi
Savunma sanayiinde dijitalleşmenin artık kaçınılmaz bir zorunluluk olduğunu ifade eden Erdoğan, yazılımı milli olmayan ülkelerin tam bağımsız güvenliğinden söz edilemeyeceğini dile getirdi. 3T modeli olarak adlandırılan tespit, teşhis ve taarruz kabiliyetlerinin tamamen yerli imkanlarla geliştirilmesi, Türkiye’yi dünyada bu teknolojiyi bizzat tatbik eden ender ülkelerden biri konumuna getirdi. Bu kapsamda HAVELSAN tarafından yürütülen Bulut Bilişim Sistemi Projesi, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tüm operasyonlarını gerçek zamanlı ve siber kalkanla korunmuş bir altyapıda yönetmesini sağlayacak. Bu teknolojik dönüşüm, Türkiye’nin başkenti Ankara’nın bir teknoloji üssü olarak konumunu pekiştirirken, yüksek nitelikli insan kaynağının da verimli kullanılmasının önünü açıyor.
Mavi Vatan’ın Yeni Koruyucusu: SANCAR SİDA
Denizlerdeki gücümüzü perçinleyen SANCAR Silahlı İnsansız Deniz Aracı (SİDA), personelsiz ve tamamen otonom hareket edebilme yeteneğiyle dikkat çekiyor. 12.7 metre boyunda ve 9 ton ağırlığında olan bu dev platform, 40 knot’un üzerindeki hızıyla deniz savunmasında eşsiz bir hız ve çeviklik sağlıyor. 400 deniz mili menzili ile sınır ötesi operasyonlarda etkin bir rol üstlenen SANCAR, liman ve üs korumadan arama-kurtarma faaliyetlerine kadar geniş bir yelpazede hizmet verecek. Türkiye’de bu tür askeri projelerin envantere giriş süreci; tasarım, prototip, kalifikasyon testleri ve son kabul aşamalarından oluşan, uluslararası askeri standartlarda (MIL-SPEC) ilerleyen oldukça titiz bir hukuki ve teknik süreci kapsamaktadır.
Türkiye, kendi savaş gemisini tasarlayıp inşa edebilen dünyadaki 10 ülkeden biri olarak global arenada yıldızını parlatıyor. Geçtiğimiz yıl 10 milyar doları aşan savunma ve havacılık ihracatı, 2028 yılı için hedeflenen 11 milyar dolarlık eşikle savunma dünyasında ilk 10’a girme vizyonunu destekliyor. Savunma alanındaki bu başarılar, sadece askeri bir üstünlük değil, aynı zamanda ülkenin teknolojik kalkınmasında lokomotif rolü üstlenerek toplumsal refahı ve ulusal güvenliğimizi en üst düzeye çıkarmayı amaçlıyor. 1400’ün üzerindeki savunma projesiyle Türkiye, geleceğin muharebe sahalarını bugünden şekillendiriyor.






