MENÜ
21 Haziran 2026 Pazar
DOLAR 46,4792 ▼ %0,02
EURO 53,3552 ▲ %0,15
ALTIN 6.205,50 ▼ %1,30

Türk Siyasetinde Bir Devir Kapandı: Cindoruk’a Veda

Siyasetin Duayen İsmi Son Yolculuğuna Uğurlandı

Türk siyasi tarihinin en kritik dönemlerine tanıklık eden, meclis başkanlığı koltuğunda devletin ağırlığını her daim hissettiren Hüsamettin Cindoruk, Teşvikiye Camisi’nde düzenlenen törenle ebediyete uğurlandı. Sadece bir siyasetçiyi değil, aynı zamanda Türk demokrasisinin zorlu virajlarında rehberlik eden bir ‘bilgeyi’ kaybetmenin derin üzüntüsü tüm yurtta hissediliyor. Öğle namazını müteakip gerçekleştirilen törende, Cindoruk’un Türk bayrağına sarılı naaşı başında polisler saygı nöbeti tutarken, cami avlusu Türkiye’nin dört bir yanından gelen sevenleriyle doldu taştı.

Eşi Dilek Cindoruk ve çocuklarının taziyeleri kabul ettiği anlarda duygusal sahneler yaşandı. Siyasetin içinden ve dışından yüzlerce kişi, Cindoruk ailesinin acısını paylaşmak için uzun kuyruklar oluşturdu. Bu vedanın sıradan bir cenaze töreninden öte, Cumhuriyet tarihinin bir özetini andırması dikkatlerden kaçmadı. Merhum Cindoruk, hayatı boyunca uzlaşma kültürünü ve hukukun üstünlüğünü savunan duruşuyla tanınıyordu. Devletin zirvesinden sokağa kadar her kesimden insanın orada olması, onun toplumsal uzlaşıdaki yerini bir kez daha kanıtladı.

Yassıada’dan Meclis Başkanlığına Uzanan Onurlu Bir Geçmiş

Hüsamettin Cindoruk denildiğinde akla ilk gelen unsurlardan biri, şüphesiz onun ‘demokrasi avukatı’ kimliğidir. Yassıada yargılamalarının o en genç ve cesur avukatı olarak tarihe geçen Cindoruk, Süleyman Demirel ile omuz omuza yürüdüğü siyaset yolculuğunda her zaman denge unsuru olmayı başardı. Türkiye’nin tıkandığı, siyasetin çıkmaza girdiği dönemlerde üstlendiği kritik roller, onu sadece bir partinin değil, tüm Türkiye’nin saygı duyduğu bir figür haline getirdi. Siyasetin sadece bir güç mücadelesi değil, bir nezaket ve hukuk sanatı olduğunu tüm kariyeri boyunca kanıtlamış bir isimdi.

Cenaze töreninde konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cindoruk’un bilgeliğine vurgu yaparak, onun aktif siyasetten uzak olduğu dönemlerde bile görüşlerine başvurulan bir kutup yıldızı olduğunu ifade etti. Özel, törendeki kalabalığın ve halkın gösterdiği teveccühün, dürüst ve ilkeli siyasetin toplum nezdindeki karşılığını gösterdiğini belirtti. Uzun yıllardır aktif görev almamasına rağmen gördüğü bu ilgi, yeni nesil siyasetçiler için de önemli bir mesaj barındırıyor. Halk, dürüstlüğü ve devlete olan bağlılığı asla unutmuyor.

Siyasi Rakipleri Buluşturan Ortak Acı

Cindoruk’un vefatı, günümüzün kutuplaşmış siyasi atmosferinde nadir görülen bir tabloyu da beraberinde getirdi. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun ‘Türk demokrasisi gerçek avukatını kaybetti’ sözleri, meclisteki tüm grupların ortak hissiyatı olarak kayıtlara geçti. Törene TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan Kemal Kılıçdaroğlu’na, İlker Başbuğ’dan Yavuz Ağıralioğlu’na kadar çok geniş bir yelpazeden katılım sağlandı. Bu çeşitlilik, Cindoruk’un birleştirici gücünün ve ‘hizmetkar’ odaklı siyaset anlayışının bir kanıtı gibiydi.

Cindoruk’un naaşı, kılınan cenaze namazı ve helallik alınmasının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı’na nakledildi. Tabutuna omuz veren siyasi liderler, bir devrin son temsilcisini uğurlarken, aslında Türkiye’nin demokratik hafızasının bir parçasını toprağa verdiler. Ancak onun hırs değil hizmet odaklı mirası, kendisinden sonra gelen siyasetçiler için bir ders niteliği taşımaya devam edecek. Ailesi, taziyeleri kabul etmeye Taksim Divan Otel’de devam edeceklerini duyururken, Cindoruk ismi Türk siyasetinin altın sayfalarında saygıyla anılmaya devam edecek.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir