Dev Şirketin Karanlık Suriye Trafiği
Küresel çimento devi Lafarge, Suriye iç savaşının en kanlı ve en karanlık dönemlerinde terör örgütlerine aktardığı milyonlarca avronun bedelini ağır ödüyor. Paris Temyiz Mahkemesi tarafından yapılan son dakika açıklaması, dünya gündemine bomba gibi düşen skandalda yeni bir perdeyi araladı. Mahkemenin, terör örgütlerini finanse ettiği gerekçesiyle suçlu bulduğu şirket ve beraberindeki 8 üst düzey yönetici, kararı kabul etmeyerek temyiz yoluna gitme kararı aldı. Bu hamle, uluslararası kamuoyunda ‘adaletten kaçış mı, yoksa hak arayışı mı?’ tartışmalarını beraberinde getirdi.
5,6 Milyon Avroluk İhanet İddiası
Olayın arka planı, 2013 ve 2014 yıllarına uzanan devasa bir para trafiğini kapsıyor. Lafarge’ın Suriye’deki fabrikasının bacasının tütmeye devam etmesi için terör örgütü DEAŞ dahil olmak üzere bölgedeki radikal gruplara yaklaşık 5,6 milyon avro ödeme yaptığı kanıtlanmıştı. Şirketin, ticari çıkarlarını insan hayatının ve küresel güvenliğin önüne koyarak bu ödemeleri yapması, Paris Ceza Mahkemesi tarafından ‘terörün finansmanı’ olarak tescillendi. 13 Nisan’da açıklanan kararla, şirkete 1 milyon 125 bin avro ceza verilirken, sorumlu yöneticilere de 7 yıla varan hapis cezaları yağmıştı.
İstihbarat Belgeleriyle Çöken Savunma
Lafarge dosyasının seyrini değiştiren en kritik viraj, Anadolu Ajansı’nın (AA) 2021 yılında sızdırdığı gizli belgeler olmuştu. Bu belgeler, Fransız şirketinin terör gruplarıyla kurduğu bu kirli ağın aslında Fransız istihbaratının bilgisi dahilinde gerçekleştiğini tüm dünyaya ilan etmişti. Devletin bilgisi dahilinde yürütülen bu operasyon, davanın sadece bir ‘şirket suçu’ olmadığını, aynı zamanda derin bir jeopolitik kriz olduğunu gösterdi. Fransız istihbaratıyla yapılan yazışmaların gün yüzüne çıkması, Lafarge’ın ‘mecbur kaldık’ savunmasını temelinden sarstı.
Yöneticiler İçin Hapis Çanları Çalıyor
Soruşturma kapsamında sadece şirket değil, eski Yönetim Kurulu Başkanı Bruno Lafont’un da aralarında bulunduğu 8 kritik isim hedefte. Mahkeme, bu kişilerin Avrupa Birliği’nin uyguladığı ambargoları deldiklerini ve bile isteye terör gruplarıyla ticari ilişki kurduklarını belirtti. 18 ay ile 7 yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırılan yöneticiler, şimdi temyiz mahkemesinden gelecek haberi bekliyor. Kasım-Aralık 2025 tarihlerinde görülen duruşmalardan çıkan bu sert kararlar, uluslararası şirketlerin çatışma bölgelerindeki sorumlulukları konusunda emsal niteliği taşıyor. Temyiz sürecinin, bu skandalın üzerini mi örteceği yoksa cezaları daha da mı ağırlaştıracağı merak konusu.






