İstanbul’un Sultangazi ilçesinde, toplumsal vicdanı derinden yaralayan ve çocuk hakları savunucularını ayağa kaldıran tüyler ürperten bir olay yaşandı. Henüz 14 yaşında, çocukluğunu yaşaması gereken Melisa B., babaannesine gitmek üzere evinden ayrıldıktan sonra bir daha geri dönmedi. Ailenin kayıp müracaatı ile başlayan süreç, kısa süre sonra gelen bir telefonla yerini dehşete ve insanlık onurunu zedeleyen bir pazarlık teklifine bıraktı.
Melisa’nın izi sürülürken, baba Aykut B.’yi arayan halasının oğlu, kan donduran bir itirafta bulundu. Arayan şahıs, 14 yaşındaki bir çocuğun kendi oğluyla evlenmek istediğini iddia ederek, Melisa’nın yanlarında olduğunu söyledi. Ancak bu iddia, geleneksel bir kılıfa uydurulmaya çalışılan “başlık parası” teklifiyle birleşince, olayın rengi tamamen değişti. Modern Türkiye’de hala bu tür ortaçağ kalıntısı pazarlıkların yapılıyor olması, sosyolojik bir yıkımın en somut göstergesi olarak kayıtlara geçti.
“Başlık Parası” Adı Altında Çocuk İstismarı Girişimi
Olayın duyulmasının ardından feryat eden anne Yağmur B., kızının henüz bir çocuk olduğunu ve bu yaşta bir evliliğin düşünülmesinin bile bir suç olduğunu vurguladı. “3-4 kişi gelip kızımı kaçırıyor. Ufacık kızdan nasıl anne olur?” diyen acılı annenin sözleri, aslında bir toplumun kanayan yarasına parmak basıyor. Hukukçular ve çocuk hakları uzmanları, bu durumun Türk Ceza Kanunu kapsamında “çocuğun cinsel istismarı” ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarını açıkça teşkil ettiğini belirtiyor. Uzman görüşlerine göre, 15 yaşından küçük bir çocuğun rızasından bahsetmek hukuken geçersiz olduğu gibi, bu tür eylemlerin geleneksel motiflerle meşrulaştırılmaya çalışılması suçun niteliğini daha da ağırlaştırıyor.
Aileye Tehdit ve Hukuki Mücadele Süreci
Baba Aykut B.’nin ifadeleri ise olayın vahametini bir kat daha artırıyor. Kızını alıkoyan kişilerin kendisini tehdit ettiğini belirten baba, “Eğer televizyon kanallarına çıkarsan, medyaya haber verirsen sana ve kızına zarar veririz” dediklerini ifade etti. Suçluların hem bir çocuğu alıkoyup hem de adaletin sesini kısmaya çalışması, devletin ilgili kurumlarının bu olaya en sert müdahaleyi yapmasını zorunlu kılıyor. 14 yaşındaki bir kız çocuğunun hayatı üzerinden pazarlık yapan zihniyetle mücadelenin, sadece hukuki değil, aynı zamanda toplumsal bir eğitim seferberliği gerektirdiği bir kez daha gözler önüne serildi.
Emniyet güçleri, Melisa B.’nin yerini tespit etmek ve bu suça karışanları adalete teslim etmek için geniş çaplı bir operasyon başlattı. Kamuoyu, Sultangazi’den gelecek iyi bir haberi ve adaletin yerini bulmasını bekliyor.






