Karabük merkezli yürütülen kapsamlı bir dolandırıcılık soruşturması sonucunda, kendilerini emniyet ve yargı mensubu olarak tanıtan bir şebeke deşifre edildi. Toplamda 12 milyon liralık haksız kazanç elde eden zanlılara yönelik gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlar, aylar süren dijital ve fiziki takibin ardından meyvesini verdi. Karabük Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen dosya, Türkiye’nin farklı noktalarına uzanan bir suç ağını gün yüzüne çıkardı.
Yöntem Aynı: FETÖ Bahanesiyle Korku Manipülasyonu
Dolandırıcıların en sık başvurduğu yöntem olan ‘korku ve panik yaratma’ stratejisi bu olayda da başroldeydi. Mağdurları telefonla arayan şüpheliler, isimlerinin terör örgütü dosyalarına karıştığını iddia ederek kurbanlarını psikolojik abluka altına aldı. ‘Dosyanın temizlenmesi’ veya ‘gizli operasyon yürütülmesi’ bahanesiyle paralarını ve ziynet eşyalarını güvenli ellere teslim etmeleri istenen vatandaşlar, büyük maddi kayıplar yaşadı. Emniyet yetkilileri, bu tür yöntemlerin son yıllarda organize suç örgütleri tarafından sistematik bir şekilde kullanıldığını ve özellikle yaşlı veya yalnız yaşayan bireylerin hedef seçildiğini belirtiyor.
6 İlde Eş Zamanlı Şafak Operasyonu
Soruşturma kapsamında Karabük İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri; Diyarbakır, Şanlıurfa, İstanbul, Ankara, Bolu ve Bilecik illerinde belirlenen adreslere şafak vakti baskın düzenledi. Nitelikli dolandırıcılık suçlamasıyla yürütülen teknik takip çalışmaları neticesinde şüphelilerin gizlendiği hücre evleri ve çağrı merkezi gibi kullandıkları mekanlar tek tek tespit edildi. Operasyonlarda ele geçirilen çok sayıda dijital materyal, cep telefonu ve sim kart, şebekenin çalışma prensiplerine dair önemli delilleri dosyaya kazandırdı. Gözaltına alınan 10 şüpheli, Karabük’e getirilerek geniş güvenlik önlemleri altında sorgulandı.
Emniyetteki sorgu işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen zanlılar hakkında mahkeme kararını verdi. Çıkarıldıkları nöbetçi mahkemece sorgulanan 10 şüpheliden 7’si ‘nitelikli dolandırıcılık’ suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Geriye kalan 3 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Hukukçular, bu tür davalarda mağduriyetlerin giderilmesinin uzun bir adli süreç gerektirdiğini, bu nedenle en etkili korumanın toplumsal bilinç olduğunu vurguluyor. Emniyet teşkilatı, kamu görevlilerinin hiçbir şart altında telefonla para veya altın talep etmeyeceği uyarısını yinelerken, operasyonun benzer şebekelere yönelik önemli bir darbe vurduğu kaydedildi.






