MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9808 ▲ %0,02
EURO 53,5307 ▲ %0,29
ALTIN 6.597,72 ▲ %0,66

Son Kritik Uyarı: Mescid-i Aksa İçin ‘Kıyamet Savaşına Hazırlık’ Tezi

Siyonist Çetenin Tehlikeli Oyunları

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Filistin Devlet Başkan Yardımcısı Hüseyin Şeyh ve Filistin Ulusal Konseyi Başkanı Rawhi Fattouh ile yaptığı kritik görüşmede, Orta Doğu’daki krizin boyutunu ve gelecekteki olası sonuçlarını en sert dille masaya yatırdı. Kurtulmuş, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de yaşanan soykırımın artık bir ‘sona hazırlık’ aşamasına girdiğini belirterek, İsrail’in eylemlerinin sadece Gazze ile sınırlı kalmayıp, Batı Şeria ve Mescid-i Aksa’yı da hedef aldığını vurguladı. Bu görüşme, Türkiye’nin Filistin davasını “milli bir mesele” olarak gördüğünü teyit ederken, Kurtulmuş’un ‘kıyamet savaşı’ hazırlığına dair uyarıları, bölgedeki tansiyonun ne kadar tehlikeli bir noktaya ulaştığını gözler önüne serdi.

Mescid-i Aksa’ya Yönelik Sinsi Plan

Görüşmenin en sarsıcı başlığı, İsrail hükümetinin Mescid-i Aksa’ya yönelik eylemleri oldu. Kurtulmuş, Ramazan ayında Mescid-i Aksa’nın kapatılmasını “2 milyarlık İslam alemine karşı yapılmış bir saldırı” olarak niteledi. Bu kararın ardındaki esas niyetin güvenlik gerekçesi olmadığını belirten Kurtulmuş, “İsrail hükümetinin esas niyeti Mescid-i Aksa’nın yıkılmasına hazırlık yapma sürecini başlatmaktır. Siyonist yönetim, kendi sapkın dini ideolojilerinden kaynaklanan nihai bir kıyamet savaşına hazırlanıyor olabilir” sözleriyle, İsrail’in hedefine dair endişeleri dile getirdi. Bu tez, çatışmanın dini boyutunu ve potansiyelini artırarak, bölgeyi geri dönülmez bir felaketin eşiğine getirebilir. Kurtulmuş, bu ham hayale ne İslam dünyasının ne de insanlığın izin vermeyeceğini kesin bir dille ifade etti.

Hukukun Ötesinde Bir Zulüm: İdam Yasası

İsrail’in Filistinli esirleri hedef alan yeni idam yasası da görüşmede ele alınan kritik konulardan biriydi. Kurtulmuş, bu yasanın “büyük bir insanlık suçu” olduğunu vurgulayarak, hukuki çifte standardı eleştirdi. Ona göre, aynı suçu işleyen bir Filistinliye idam cezası verilirken, başkasına farklı bir hukuk uygulanması, İsrail’in Gazze’deki soykırımı hukuki yollarla Batı Şeria’ya yayma çabasının bir parçasıdır. Kurtulmuş, bu kararla dünyanın büyük bir sınavdan geçtiğini belirterek, uluslararası toplumun bu çifte standarda karşı harekete geçmesi gerektiğini söyledi.

Batı ve İslam Dünyasının Sınıfta Kalışı

Kurtulmuş, Gazze’deki soykırım karşısında Batı dünyasının ve İslam dünyasının takındığı tavrı eleştirdi. Batı dünyasının insan hakları ve demokrasi gibi süslü cümlelerin altında kaldığını, İslam dünyasının ise kardeşlik hukukunu korumakta sınıfta kaldığını dile getirdi. Ancak Kurtulmuş, dünyada insaf ve vicdan sahibi kitlelerin İsrail’in vahşetine karşı çıktığını belirterek, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin İsrail aleyhine verdiği kararların ve Filistin’i tanıyan devlet sayısının artmasının umut verici olduğunu söyledi. Filistin bayrağının artık insanlığın bir simgesi haline gelmesinin, küresel vicdanın uyanışının bir göstergesi olduğuna dikkat çekti.

Filistin Direnişi ve Türkiye Desteği

Filistinli heyet adına konuşan Hüseyin Şeyh, Türkiye’nin desteğini takdirle karşıladıklarını belirtti. Şeyh, 75 binden fazla Filistinlinin şehit olduğunu, Gazze’nin yakılıp yıkıldığını aktararak, Filistin halkının sebat ve direnişinin takdire şayan olduğunu vurguladı. Filistin’in nihai amacının başkenti Kudüs olan bağımsız bir devlet kurmak olduğunu yineleyen Şeyh, Türkiye’nin bu hedefe giden yolda önemli bir müttefik olduğunu ifade etti. TBMM Başkanı Kurtulmuş ise “nehirden denize özgür bir Filistin devletinin kurulmasını görmek hepimize nasip olur” sözleriyle, Türkiye’nin bu davanın sonuna kadar yanında olacağını ve mücadeleyi sürdüreceğini teyit etti.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir