Şehrin Ruhu AVM Camlarına Değil, Esnaf Kepengine Emanet
Beton yığınları arasında boğulan, devasa AVM koridorlarında ruhunu kaybeden modern kent yaşamında, bizi biz yapan son kalemiz mahalle esnafı. Eskiden sokağa çıktığımızda selam verecek, derdimizi anlatacak birini bulurduk; şimdi ise sadece güvenlik kameraları ve soğuk tabelalar var. AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Kasapoğlu, tam da bu yaraya parmak basarak esnafın sadece ticaret erbabı değil, sokağın vicdanı olduğunu hatırlattı. Sokağın manevi muhafızı olarak nitelenen esnafın, modern şehirlerin keşmekeşinde nasıl bir direnç noktası olduğunu görmek zorundayız. Onlar yok olursa, mahallenin hafızası da silinip gider.
Ahilik Kültürü Modern Çağa Karşı Direniyor
Geleneksel esnaf kültürü olan Ahilik, bugün unutturulmaya çalışılan en büyük mirasımız. Kasapoğlu’nun vurguladığı gibi, dükkanını dualarla açan, siftah yapınca müşterisini henüz kazanç elde etmemiş komşusuna yönlendiren o kadim ahlak, bugün sadece bir nostalji olarak kalmamalı. Şehrin altyapısı sadece yoldan, köprüden veya tünelden ibaret değildir; toplumsal altyapının en sağlam çimentosu esnaftır. Helal rızkın peşinde koşan, dert dinleyen, mahallelinin anahtarını, emanetini gözü kapalı bıraktığı bu insanlar, aslında sosyal huzurun en büyük garantörüdür. Eğer esnaf biterse, mahalle kültürü biter; mahalle biterse şehir sadece ruhsuz bir beton yığınına dönüşür.
Elitist Bakış Açısına Sert Cevap
Siyasetin veya sözde elit çevrelerin sadece seçim zamanı kapısını çaldığı, ardından görmezden geldiği bir kitle değil esnaf. Kasapoğlu, özellikle bu yukarıdan bakan zihniyete karşı sert bir duruş sergiledi. Kılığına, kıyafetine veya inancına göre esnafı kategorize edenlere, onları üzerindeki iş tulumu sebebiyle küçümseyenlere geçit verilmeyeceğini net bir dille ifade etti. Şehrin merkezinde fiyakalı takımlarla gezip, alın terini hakir görenlerin bu kadim coğrafyada karşılığı yok. Esnafın derdiyle dertlenmeyen, onun tezgahındaki emeği bilmeyen bir anlayış, bu halkın feraseti karşısında erimeye mahkumdur.
Geleceğin Şehirleri Esnafın Omzunda Yükselecek
Çarşıda, pazarda, sanayi sitesinde gece gündüz ter döken usta, çırak ve kalfalar; bu ülkenin iktisadi hayatının gizli kahramanlarıdır. Onları sadece birer vergi mükellefi veya ticari birim olarak görmek, toplumsal dinamikleri hiç anlamamak demektir. Kasapoğlu’nun “ayrıştırmayacağız, kucaklayacağız” sözleri, kentin tüm katmanlarını birleştirme iddiasını taşıyor. Bu şehrin sokaklarında adalet, güven ve huzur istiyorsak, önce esnafın hak ettiği saygıyı görmesi gerekiyor. İdeolojik saplantılarla halktan kopanların aksine, esnafın içinde, onlarla dertleşerek yürümek bir tercih değil, zorunluluktur. Alın teri bu toprakların en büyük gücüdür ve bu gücü kimsenin küçümsemesine müsaade edilmemelidir.






