MENÜ
20 Haziran 2026 Cumartesi
DOLAR 46,4792 ▼ %0,02
EURO 53,3552 ▲ %0,15
ALTIN 6.205,50 ▼ %1,30

Şoförüne Mal Devretti, Sevgilisine Kadro Verdi: Uşak’ta Sistem Nasıl Çökertildi?

Belediyeden Rant Tiyatrosuna Dönüşüm: Özkan Yalım Gözaltında

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Uşak’ta adeta bir film senaryosunu aratmayacak boyutta yolsuzluk iddialarını mercek altına aldı. Soruşturmanın merkezinde Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ve beraberindeki 10 şüpheli bulunuyor. İhaleye fesat karıştırma, rüşvet ve irtikap suçlamalarıyla başlatılan operasyon, Uşak’tan Ankara ve Kocaeli’ye kadar uzanarak belediye yönetimindeki kirli çarkı ortaya çıkardı. Savcılık, “Rüşvet alarak ihaleye fesat karıştırma” suçlamasını, sadece kağıt üzerindeki usulsüzlüklerden ibaret olmadığını, bizzat belediye başkanının yakın çevresini işin içine katarak yasal kılıflar uydurulduğunu iddia ediyor. Bu durum, kamu hizmeti maskesi altında, belediyenin kasasının nasıl özel bir gelir kaynağa dönüştürüldüğüne dair çarpıcı veriler sunuyor.

Çarkın İşleyişi: Ortaklık, Şantaj ve Rant Mekanizması

Soruşturma dosyasındaki iddialara göre, yolsuzluk çarkı oldukça organize ve sistematik bir şekilde işliyor. Belediye ihalelerini alan şirketlerden, sözleşme şartı olarak, kurulacak yeni işletmelere Başkan Yalım’ın aile fertlerinin ortak edilmesi talep edilmiş. Aksi takdirde, ihalenin başka bir şirkete kaydırılacağı yönünde baskı yapıldığı iddia ediliyor. Bu, rüşvetin direkt nakit yerine, “ortaklık hissesi” gibi yasal görünümlü bir örtü altında gizlendiği anlamına geliyor. Ayrıca, şirketlere mükerrer faturalandırma yapılarak aradaki farkın rüşvet olarak alındığı da tespit edilen usulsüzlükler arasında yer alıyor. Kamu kaynaklarının, birkaç kişinin zenginleşme aracı haline gelmesi, yerel yönetimdeki denetimsizlik ve gücün kötüye kullanımı sorununu gözler önüne seriyor.

Belediye Kasasından Lüks Yaşama Uzanan Temsil Giderleri

İddialar, Yalım’ın yolsuzluk yöntemlerinin sadece ihalelerle sınırlı kalmadığını gösteriyor. Uşak Spor Kulübüne yardım adı altında toplanan yüklü miktardaki paraların, bağış makbuzu düzenlenmeksizin doğrudan Başkan Yalım’ın özel kalem müdürüne teslim edildiği ve zimmete geçirildiği belirlendi. Soruşturmanın en dikkat çekici detaylarından biri ise belediyedeki üst düzey yöneticilerin lüks eğlence mekânlarında yaptıkları harcamalar. Bu harcamaların, “temsil/ağırlama giderleri” adı altında uydurma yemek faturalarıyla belediye bütçesinden ödendiği iddia ediliyor. Yani vatandaşın vergileri, belediye başkanının ve ekibinin lüks yaşam tarzını finanse etmek için kullanılmış.

Şoförüne Devir, Sevgilisine Kadro: Gücün Çıplak İfadesi

Soruşturmanın en çarpıcı iddiaları, Yalım’ın yolsuzlukla elde ettiği mal varlığını gizleme çabaları ve yetkiyi kişisel ilişkileri için kullanmasıyla ilgili. Başkan Yalım’ın, olası bir operasyon ve mal varlığına el konulma ihtimaline karşı, 2025 yılında üzerine kayıtlı tüm mal varlığını şoförü Cihan Aras’a devrettiği iddia ediliyor. Bu, kanundan kaçmak için mal varlığını “sıfırlama” girişimi olarak yorumlanıyor. Daha da vahimi, gönül ilişkisi olduğu iddia edilen A.A isimli kadına 2024 yılında belediyede yüksek maaşlı bir kadro verildiği, ancak kadının fiilen belediyede çalışmadığı da tespit edildi. Bu durum, belediye kadrosunun liyakate değil, kişisel çıkarlara göre nasıl şekillendirildiğini açıkça gösteriyor.

Gaddarca Yönetim Anlayışı: AVM Mühürleme İddiası

Yalım’ın yetkiyi kişisel intikam için nasıl kullandığını gösteren bir başka iddia da iş insanı E.A. ile yaşadığı anlaşmazlık. Yalım’ın, iş insanından belediye için 10 adet araç talep ettiği, E.A’nın bu talebe karşılık sadece 3 araç teklif etmesi üzerine, aynı hafta E.A’nın sahibi olduğu AVM’nin mevzuata uygun olmadığı gerekçesiyle mühürlendiği iddia ediliyor. AVM’ye 65 milyon TL para cezası kesilmesi ise olayın ciddiyetini gözler önüne seriyor. Bu olay, yerel yönetimdeki gücün, vatandaşa hizmet yerine, tehdit ve baskı aracı olarak nasıl kullanılabilebildiğinin trajik bir örneği.

MASAK Raporları ve Teknik Delillerle Desteklenen Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmayı sadece tanık ifadelerine dayandırmadı. MASAK (Mali Suçları Araştırma Kurulu) raporları, şüphelilerin hesaplarında kaynağı tespit edilemeyen yüksek tutarlı para hareketlerini, yurt dışı swift transferlerini ve mesleki profilleriyle uyumsuz mal varlığı edinimlerini ortaya çıkardı. Yoğun HTS kayıtları (iletişim trafiği) ve ortak baz kayıtları da iddiaları teknik verilerle destekledi. Bu detaylı inceleme, iddiaların ciddiyetini ve soruşturmanın ne kadar derinlere indiğini gösterdiğini kanıtlıyor.</p.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir