MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9745 ▲ %0,02
EURO 53,6043 ▲ %0,45
ALTIN 6.604,68 ▲ %0,77

Sistemin Utancıydı: İsim Değişikliği İfşası Bitti! AYM Kükredi

Devlet Eliyle Dijital Fişleme: Yılların Utancı Son Buldu

Bu ülkenin vatandaşı olmak, bazen sizi akıl almaz bir bürokratik cendereye sokar. Yıllardır, mahkeme kararıyla ismini değiştirmek zorunda kalan her yurttaşın en özel bilgileri, yani eski adı, yeni adı, anne-baba adı, doğum tarihi ve nüfus detayları, Basın İlan Kurumu’nun internet sitesinde güpegündüz, alenen ifşa ediliyordu. Düşünsenize, hayatınızda yeni bir sayfa açmak, belki bir travmadan kaçmak, belki de sadece kimliğinizle barışmak istersiniz. Ama devletin resmi kurumu, sizin en mahrem bilgilerinizi, internet denen o dipsiz kuyuya kazıyıp sonsuza dek orada bırakıyordu. Bu, bir dijital damga, bir elektronik fişleme değil de neydi? Kişisel mahremiyetin göz göre göre çiğnendiği, bireyin kendini koruma hakkının elinden alındığı bu korkunç uygulama, yıllardır sessizce devam etti. Adeta, ‘Sen ismini değiştirirsen, biz de seni internetin sonsuz arşivine hapsederiz!’ deniyordu vatandaşa.

Mahremiyet Kabusu: Hukuki Bir Skandalın Perde Arkası

Bu utanç verici uygulamanın temelinde, Türk Medeni Kanunu’nun ‘Adın değiştirilmesi’ başlıklı 27. maddesindeki ‘Adın değiştirildiği nüfus siciline kayıt ve Basın İlan Kurumu’nun ilan portalında ilan olunur’ hükmü yatıyordu. Yani kanun diyordu ki, sen ismini değiştir, biz de onu herkes bilsin diye internete asalım! Bu nasıl bir mantık, nasıl bir vatandaşlık anlayışıydı? Kimlik değiştirmek zorunda kalan birinin, örneğin bir şiddet mağdurunun, can güvenliği tehdidi altındaki birinin, ya da geçmişini geride bırakmak isteyen herhangi birinin bu bilgileri nasıl olur da kamuya açık hale getirilebilirdi? Bu, kişisel verilerin korunması ilkesine vurulmuş ağır bir darbeydi, bir skandaldı. Eski isimle bağlantılı travmalar yaşayan, yeni bir hayata başlamak isteyen binlerce insan, bu dijital gölge yüzünden sürekli geçmişleriyle yüzleşmek zorunda kalıyor, hatta güvenlik riskleriyle boğuşuyordu. Bu sistem, devasa bir veri ihlal makinesi gibi çalışıyor, bireylerin en temel haklarını hiçe sayıyordu.

AYM’den Tarihi Tokat: İfşa Hükmü Anayasaya Aykırı!

Nihayet akıl ve hukuk galip geldi. Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi, bu çarpık hükmün Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu ve haklı çıktı. AYM, 25 Aralık 2025’te aldığı kararla, ilgili maddeyi Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. Kararda vurgulanan temel nokta şuydu: Kişisel verilerin korunması hakkına getirilen bir sınırlama, ancak meşru bir amaç için ve orantılı olmalıydı. Oysa bu sistemde, ilanların Basın İlan Kurumu portalında ne kadar süre kalacağına dair hiçbir düzenleme yoktu. Sonsuza kadar! Bu neyin orantısıydı? Kişinin menfaatleri üzerinde orantısız bir yük oluşturuyordu. Kamunun ad değişikliğini bilmesinde bir menfaat olsa bile, bu menfaat, kişinin tüm hayatını internet arşivine kazıyan bir cezaya dönüşemezdi. AYM, devletin vatandaşı korumak yerine, onu savunmasız bırakan bu uygulamaya net bir kırmızı kart gösterdi. Bu karar, Türkiye’de kişisel verilerin korunması adına atılmış en önemli adımlardan biri olarak tarihe geçti.

Şiddet Mağdurlarına Nefes, Herkese Mahremiyet Kalkanı

Bu karar, sadece bir kanun maddesinin iptali değil, binlerce insanın hayatına dokunan, derin bir nefes aldıran bir gelişme. Özellikle aile içi şiddet mağdurları, tehdit altındaki bireyler, kimliğini gizlemek zorunda kalanlar için bu, gerçek bir kurtuluş demek. Artık bir isme tutunarak geçmişi deşmenin, yeni bir başlangıcı kabusa çevirmenin önüne geçildi. İnternet, birilerinin geçmişini sonsuza dek peşinde sürüklediği bir cadı avı alanı olmayacak. Bu karar, dijital ifşanın önüne geçerek kişisel mahremiyetin kutsallığını bir kez daha ilan etti. Sistemdeki bu kördüğüm çözüldü, ancak bu tür insan hakları ihlallerine davetiye çıkaran yapısal sorunların kökten giderilmesi için mücadelemiz sürecek. Bu karar, 9 ay sonra, yani 25 Eylül 2026 tarihinde yürürlüğe girecek. Demek ki, devletin çarkları yavaş da olsa, bazen doğru yöne dönebiliyor. Ama biz yine de tetikte olacağız, çünkü bu şehirde her an yeni bir aksaklık, yeni bir mağduriyet kapımızı çalabilir.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir