Dorukhan Büyükışık Dosyasında Yeni Perde
13 Mayıs 2018 tarihinde İzmir’in Narlıdere ilçesinde bir inşaat şantiyesinde cansız bedeni bulunan emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık dosyası, yıllar sonra sarsıcı bir gelişmeyle yeniden gündeme geldi. O dönem kayıtlara ‘intihar’ olarak geçen ancak ailenin hukuk mücadelesiyle yön değiştiren olayda, adaletin seyri bugün gerçekleştirilen dev operasyonla tamamen farklı bir boyuta taşındı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen titiz çalışmalar, dosyanın üzerindeki sis perdesini aralarken, olayın bir cinayet ve delil karartma zinciri olabileceğine dair somut veriler sundu.
9 İlde Eş Zamanlı Düğmeye Basıldı
Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında dönemin üst düzey emniyet yetkililerinin de bulunduğu 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. İzmir İl Jandarma Komutanlığı ekipleri; İstanbul, Kütahya, Aydın, Samsun, Bursa, Tunceli, Manisa ve Karabük dahil olmak üzere toplam 9 ilde şafak vakti eş zamanlı operasyon başlattı. Gözaltına alınanlar arasında sadece inşaat firması sahipleri ve işçiler değil, o dönem olay yerinde görev yapan karakol amirleri, olay yeri inceleme ekipleri ve komiserlerin de olması, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Teknolojik Veriler Gerçeği Ortaya Çıkardı
Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından yapılan açıklamada, soruşturmanın seyrini değiştiren teknik detaylara vurgu yapıldı. Dosyaya giren yeni bilirkişi raporları, daraltılmış baz kayıtları ve HTS incelemeleri, maktulün ölüm anına ve sonrasına dair çarpıcı çelişkileri ortaya koydu. Özellikle maktulün sırt bölgesinde tespit edilen ‘sert ve etkili bir aletle vurulma’ emareleri, ölümün başka bir noktada gerçekleşmiş olup cesedin sonradan şantiyeye bırakılmış olabileceği ihtimalini güçlendirdi. Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi’nin koordinasyonunda hiçbir delilin karartılmasına müsaade edilmeyeceğinin altını çizdi.
Adaletin Tecellisi İçin Kararlı Adımlar
Şu ana kadar 21 şüphelinin yakalandığı, yurt dışında olduğu tespit edilen şahıslar için de kırmızı bülten ve yakalama çalışmalarının sürdüğü öğrenildi. İzmir 21’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden mevcut davanın, bu yeni gözaltılar ve delillerle birlikte çok daha geniş bir kapsama yayılması bekleniyor. Yıllardır süren bu hukuk mücadelesi, sadece acılı bir ailenin tesellisi değil, aynı zamanda devletin ‘faili meçhul hiçbir dosya kalmayacak’ iradesinin de önemli bir sınavı haline gelmiş durumda. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyallerin, o gece yaşanan karanlık olayları bütünüyle aydınlatması bekleniyor.






