Silivri’de Tarihi Yüzleşme: 414 Sanık Tek Salonda
Türkiye’nin yerel yönetim hafızasını kökten sarsan, siyasi ve hukuki dengeleri yeniden tanımlayan dev davanın 29. günü Silivri’de geride kaldı. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Marmara Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki 1 No’lu duruşma salonunda görülen dava, sadece sanık sayısıyla değil, duruşma salonunda yankılanan iddialarla da hafızalara kazınıyor. Aralarında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney gibi kritik isimlerin bulunduğu 414 sanıklı yargılama süreci, 2026 yılının en sıcak gündem maddesi olmaya devam ediyor.
İtirafçı Sanığın İddiaları Salonu Gerdi
Davanın dünkü oturumunda odak noktası, ASOY İnşaat’ın sahibi ve aynı zamanda etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen itirafçı tutuklu sanık Adem Soytekin oldu. Soytekin’in avukatı Ahmet Burak Bilgin’in, müvekkilinin örgütün “emanetçisi ve kasası” olarak konumlandırılmasının bir cezalandırma yöntemi olduğunu öne sürmesi, savunma kanadında sert rüzgarlar estirdi. Ancak asıl patlama noktası, sanıkların cezaevi ile mahkeme salonu arasındaki o daracık ring aracında yaşandığı iddia edilen olaylardı. Soytekin, 21 Nisan 2026 tarihinde araç içerisinde Murat Kapki ve başka bir sanık tarafından ağır hakaret ve küfürlere maruz kaldığını iddia edince, salon bir anda hareketlendi.
İmamoğlu’ndan ‘Zan Altında Kalıyoruz’ Çıkışı
İddiaların havada uçuştuğu o anlarda sessizliğini bozan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, duruma müdahale ederek tepkisini dile getirdi. İmamoğlu, bu tür karşılıklı atışmaların ve asılsız iddiaların tüm sanık grubunu töhmet altında bıraktığını belirterek, “Çok ayıp, biz zan altında kalıyoruz” ifadelerini kullandı. Bu çıkış, duruşmanın seyrini bir anda hukuk tekniklerinden kişisel yüzleşmelere kaydırdı. Karşı taraftan Murat Kapki’nin “Yalan söylüyor” çıkışı ise gerilimi tırmandırdı. Mahkeme Başkanı, davanın asıl mecrasından sapmasına izin vermeyerek, “Burada hakaret davası görüşmüyoruz” diyerek konuyu kapattı ve usul tartışmalarına son noktayı koydu.
Siyasi Geleceği Belirleyecek Kritik Viraj
Hukukçulara göre bu dava, sadece geçmişin bir dökümü değil, aynı zamanda Türkiye’nin önümüzdeki on yılının siyasi mimarisini belirleyecek bir kırılma noktası. 92 tutuklu sanığın bulunduğu, firarilerin ve müşteki-sanıkların iç içe geçtiği bu karmaşık yapı, 2026 yerel ve genel siyaset dengelerini de doğrudan etkileme potansiyeline sahip. Silivri’nin soğuk duvarları arasında süren bu yargılama, kamuoyunun gözünde sadece bir yolsuzluk veya usulsüzlük davası değil, bir yönetim anlayışının sınavı olarak görülüyor. Önümüzdeki günlerde tanık ifadeleri ve çapraz sorgularla davanın çok daha derin siyasi katmanlara ulaşması bekleniyor. Vatandaşın gözü ise adaletin terazisinden çıkacak o kararın, kendi gündelik hayatına nasıl yansıyacağında.






