MENÜ
07 Haziran 2026 Pazar
DOLAR 46,1116 ▲ %0,02
EURO 53,1487 ▼ %0,94
ALTIN 6.409,16 ▼ %3,23

Side’de 1800 Yıllık Gizem: Kumbaradaki Tek Sahte Sikke

Tarihin En Eski Ekonomik İzi Side’de Gün Yüzüne Çıktı

Antalya’nın Manavgat ilçesinde devam eden Side Antik Kenti kazıları, arkeoloji dünyasında eşine az rastlanır bir keşfe ev sahipliği yaptı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yürüttüğü ‘Geleceğe Miras’ projesi kapsamında gerçekleştirilen çalışmalar, antik dünyanın sadece mimari ihtişamını değil, aynı zamanda o dönemin karmaşık finansal düzenini ve hatta ilk büyük dolandırıcılık vakalarını da ortaya koyuyor. Kazı ekibi tarafından bulunan ve milattan sonra 3. yüzyıla tarihlenen bir Roma kumbarası, bugünün ekonomik manipülasyonlarının köklerinin ne kadar derine indiğini kanıtlar nitelikte.

Tıp Dünyası Arkeoloji İçin Seferber Oldu

Kumbaranın keşif süreci, sıradan bir kazı hikâyesinden çok daha fazlasını barındırıyor. Kazı Başkanı Prof. Dr. Feriştah Alanyalı ve ekibi tarafından bulunan eserin ağırlığı, içinde büyük bir hazine sakladığının ilk işaretiydi. Ancak esere zarar vermeden içindekileri görmek için modern tıbbın imkânlarından yararlanıldı. Akdeniz Hastanesi’ne götürülen tarihi eser, bir kulak-burun-boğaz doktoru tarafından endoskopik kamera ile incelendi. Ardından çekilen röntgen görüntüleri, kumbaranın ağzına kadar gümüş sikkelerle dolu olduğunu gösterdi. Bu durum, antik dönemde de birikim yapma alışkanlığının ve servet saklama ihtiyacının ne kadar hayati olduğunu gözler önüne seriyor.

Antik Dünyanın İlk Kalpazanlık Örneği

Müze restoratörlerinin dişçi aletleri ve özel solüsyonlarla günlerce süren hassas çalışması sonucunda kumbaradan tam 495 adet gümüş sikke çıkarıldı. Ancak asıl şaşırtıcı olan, bu gümüşlerin arasına gizlenmiş bir adet bronz sikkeydi. Yapılan nümizmatik incelemeler, bu bronz sikkenin döneminin bir ‘sahtesi’ olduğunu ortaya koydu. 3. yüzyılda, Roma İmparatorluğu’nun ekonomik dalgalanmalar yaşadığı bir dönemde, birinin gümüş birikiminin içine bu sahte parayı nasıl sızdırdığı büyük bir merak konusu. Bu keşif, paranın olduğu her yerde hilenin de var olduğunu gösteren, tarihin en eski ekonomik suçlarından biri olarak kayıtlara geçti. Kumbaranın hiç kırılmadan günümüze ulaşması ise arkeolojik açıdan bu buluşu eşsiz kılıyor.

Nike Heykeli ve Gizemli Altın Kaplama El

Side Müzesi’ndeki yenilikler sadece bu kumbarayla sınırlı değil. Müzenin en görkemli parçalarından biri olan Nike heykeli, tam 70 yıl sonra depolarda bulunan kanatlarına kavuşarak eski ihtişamına geri döndü. Öte yandan, 2013 yılında bulunan ancak yeni sergilenmeye başlanan altın kaplama bir el heykeli, ziyaretçilerin ilgi odağı haline geldi. Meşale tutan bu devasa elin, antik dönemde Side Limanı’na giren gemileri karşılayan dev bir anıtın parçası olduğu düşünülüyor. Gövdesi henüz bulunamayan bu heykel, Side’nin bir dönem ne kadar büyük bir zenginliğe ve sanatsal güce sahip olduğunu hatırlatıyor. Bugünün küçük bir haberi gibi görünen bu buluntular, geçmişin ekonomik krizlerinden ders almamız gerektiğini hatırlatan sessiz tanıklar olarak müzede yerini aldı.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir