MENÜ
08 Haziran 2026 Pazartesi
DOLAR 46,1027 ▲ %0,13
EURO 53,2492 ▲ %0,31
ALTIN 6.431,14 ▲ %0,34

Selçuklu Mirasında Techno Krizi: Kırkgöz Han Partisi İptal

Antalya’nın kadim topraklarında, Selçuklu Sultanı II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in mirası olan 13. yüzyıllık Kırkgöz Han, son günlerde tarihinin en garip sınavlarından birini verdi. ‘The Sound Of Ancient Stones’ sloganıyla pazarlanan elektronik müzik partisi, arkeoloji ve sanat dünyasında infiale yol açtı. Askeri ve dini amaçlı bir ‘ribat’ olan bu kutsal mirasın, 7 DJ’in sahne alacağı bir eğlence mekanına dönüştürülme çabası, kültürel değerlerin korunması noktasında ciddi soru işaretlerini beraberinde getirdi.

Tarihi Surlarda Yüksek Ses Tehdidi

Antalya’nın kuzeyinde, Toroslar’ın eteğinde yer alan Döşemealtı ilçesi, tarih boyunca ticaret yollarının kalbi olmuştur. Bölgenin demografik yapısı tarım ve hayvancılık üzerine kurulu olsa da, Kırkgöz Han gibi yapılar bölgeyi küresel bir tarih turizmi merkezi haline getiriyor. Ancak planlanan ‘rave’ etkinliği, bu sessiz tanıklığı gürültüyle bastırmayı hedefliyordu. Hipnotik techno ve peak time setlerle donatılan organizasyonun, dron çekimleri ve agresif sosyal medya reklamlarıyla bilet satışına başlaması bardağı taşıran son damla oldu.

Türkiye’de 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu uyarınca, bu tür tescilli yapıların korunması devlet güvencesi altındadır. Bilimsel araştırmalar, yüksek desibelli ses dalgalarının antik yapılardaki kireç esaslı harçlara ve taş bloklara doğrudan zarar verdiğini, titreşimin yapısal yorgunluğa yol açtığını kanıtlıyor. Bu bağlamda, Antalya Vakıflar Bölge Müdürlüğü ve koruma kurullarının müdahalesi, sadece etik bir duruş değil, aynı zamanda bilimsel bir zorunluluktur.

Restorasyon Bedeli Mirasın Önüne Geçemez

İşletmeci Ali Tokgönül, yapıya yaklaşık 4 milyon dolar yatırım yaptıklarını ifade ederek organizasyonu savunsa da, gelen tepkiler üzerine geri adım atmak zorunda kaldı. Akdeniz Üniversitesi’nden Prof. Dr. Osman Eravşar’ın da belirttiği üzere, içinde mescit bulunan ve manevi kimliği olan bir yapıda bu tür bir etkinliğin planlanması dahi büyük bir hata. Tarihi kervansaraylar, Anadolu’nun Orta Çağ ticaretinin ve misafirperverliğinin sembolleridir; bu mekanlar ticari bir meta olarak değil, gelecek nesillere aktarılacak bir emanet olarak görülmelidir.

Antalya Vakıflar Bölge Müdürü Nurullah Pervaneli’nin açıklamasıyla kesinleşen iptal kararı, kamuoyunun ve uzmanların zaferi olarak kayıtlara geçti. Türkiye’deki adli ve idari süreçlerde, vakıf mülklerinin kullanım amacı dışına çıkılması durumunda sözleşmelerin tek taraflı feshi veya idari para cezaları gündeme gelebilmektedir. Bu olay, Türkiye’nin kültürel mirasını koruma konusundaki hassasiyetini bir kez daha test ederken, tarihi dokunun ticaret hırsına kurban edilemeyeceği gerçeğini herkese hatırlattı.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir