Aşk Değil Akıl Tutulması
Bazı insanlar sevilmeyi değil, profesyonel bir yardım almayı hak ediyor. İstanbul Kağıthane’de yaşanan son olay, sözde ‘aşk’ uğruna nelerin feda edilebileceğini değil, nelerin mahvedilebileceğini bir kez daha kanıtladı. Hamidiye Mahallesi’nde bir kadının aracına bıçakla giren maskeli saldırganın aslında bir ‘kiralık aktör’ olduğunu öğrenmek, modern zaman saplantılarının ne boyuta ulaştığını gösteriyor. Eski sevgilisini geri kazanmak için ona korku dolu anlar yaşatıp sonra ‘kurtarıcı’ rolüne bürünmek, sadece bir suç değil, aynı zamanda derin bir psikolojik çöküşün dışavurumudur.
Bıçaklı Tiyatroyla Gelen Kabus
Olayın detayları, senaryonun ne kadar hastalıklı olduğunu gözler önüne seriyor. Alperen M. isimli şahıs, lise arkadaşı Y.A. ile bir araya gelerek korkunç bir plan hazırladı. Plan basitti: Y.A. maske takacak, Elifnur A.’nın aracına bıçakla girip onu gasbetmeye çalışacak, tam o sırada ‘tesadüfen’ orada bulunan eski sevgili Alperen ise müdahale edip kadını kurtaracaktı. ‘Bıçak olursa daha inandırıcı olur’ diyerek dozu artıran şüpheliler, genç kadının hayatında unutamayacağı bir travma yarattı. Ancak gerçek hayat, Alperen M.’nin yazdığı bu çarpık senaryoya uygun ilerlemedi.
Polis Dedektif Gibi İz Sürdü
Genç kadının şüpheleri ve Sadabad Polis Merkezi ekiplerinin titiz çalışması, ‘kahramanlık’ maskesini kısa sürede düşürdü. Olay yerindeki güvenlik kameralarını saniye saniye inceleyen Suç Araştırma ve Soruşturma Büro ekipleri, kaçan saldırgan ile onu ‘kovalayan’ eski sevgilinin arasındaki garip uyumu fark etti. Yapılan sorgulamalar sonucunda, bu büyük tiyatronun tüm taşları yerine oturdu. Alperen M. ifadesinde her şeyi ‘barışmak için yaptığım bir şakaydı’ diyerek hafifletmeye çalışsa da, hukuk sistemi ‘bıçaklı gasbın’ şakasını kabul etmedi.
Adalet ‘Şaka’ Dinlemedi
Mağdur Elifnur A.’nın ifadesi, olayın ciddiyetini bir kez daha ortaya koydu. Bıçağı boğazında hisseden bir kadına yaşatılan bu dehşetin, hukuki karşılığı ‘nitelikli yağma ve gasp’ girişimidir. Adliyeye sevk edilen Alperen M. ve suç ortağı Y.A., çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bu olay, ‘seven insan ne yapmaz’ romantizminin arkasına sığınanların aslında toplumsal birer güvenlik sorunu olduğunu gösteriyor. Eski sevgilisini geri kazanmak için suç işleyen bir zihniyetin yeri barışma masası değil, demir parmaklıklar ardıdır. Unutulmamalıdır ki; bir kadının güvenliğini hiçe sayan hiçbir eylem, masum bir niyetle açıklanamaz.






