Aile Sağlığı Merkezlerinde Kapılar Kapanıyor
Mahalle aralarındaki Aile Sağlığı Merkezleri’nde (ASM) son günlerde yaşanan randevu krizi, hem hastaları hem de sağlık sisteminin diğer paydaşlarını ciddi bir çıkmazın eşiğine getirdi. Vatandaşların en kolay ulaştığı sağlık noktası olan aile hekimliklerinde, “randevusuz hasta kabul edilmemesi” uygulaması, özellikle teknolojiye erişimi kısıtlı olan yaşlılar ve acil müdahale bekleyen hastalar için büyük bir mağduriyet doğuruyor. Yerelde başlayan bu aksaklık, kısa sürede ulusal çapta bir sağlık krizi dalgasına dönüşme potansiyeli taşıyor. Birinci basamak sağlık hizmetine erişimin bu denli zorlaşması, toplum sağlığı üzerinde telafisi güç yaralar açabilir.
Randevu Sistemi Çözüm mü Yoksa Engel mi?
Sağlık hizmetlerini planlamak ve doktorların üzerindeki iş yükünü dengeli dağıtmak amacıyla hayata geçirilen Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS), aile hekimliklerinde katı bir kural olarak uygulanmaya başlandı. Ancak bu sistemin esneklikten uzak yapısı, kapıya gelen hastanın geri çevrilmesine neden oluyor. Aile hekimlerinin, üst yönetimden “randevusuz bakmayın” yönünde sözlü veya yazılı talimatlar aldıklarını belirtmesi, sistemin planlama amacından sapıp bir erişim engeline dönüştüğü iddialarını güçlendiriyor. Özellikle kronik rahatsızlığı olan ve düzenli ilaç kullanması gereken vatandaşlar, sistemdeki yoğunluk nedeniyle günlerce randevu beklemek zorunda kalırken, ilaçsız geçen her gün hayati risk barındırıyor.
Eczanelerde “Emanet İlaç” Çıkmazı Başladı
ASM’lerde muayene olamayan ve ilacını yazdıramayan vatandaşların bir sonraki durağı mahalle eczaneleri oluyor. İlacı biten ancak reçete alamayan hastalar, sağlıklarını riske atmamak adına eczacılardan “emanet ilaç” talebinde bulunuyor. Bu durum eczacıları yasal ve mali bir riskle baş başa bırakıyor. Sağlık ve Maliye Bakanlıkları tarafından yasaklanan bu uygulama, denetimlerde eczacılar için ağır yaptırımlara yol açabiliyor. Eczacılar, hastanın vicdani sorumluluğu ile yasaların getirdiği sorumluluklar arasında sıkışmış durumda. Bu tıkanıklık, sadece hastayı değil, sağlık zincirinin en önemli halkalarından biri olan eczacılık sektörünü de operasyonel olarak sarsıyor.
Sistemik Risk: Acil Servislerde Yoğunluk Alarmı
Birinci basamak sağlık hizmeti olan aile hekimliğinde çözülemeyen her sorun, doğrudan devlet hastanelerinin acil servislerine yük bindiriyor. Basit bir muayene, kontrol veya sadece reçete yenileme işlemi için ASM’den hizmet alamayan binlerce kişi, çareyi acil servislerin kapısında arıyor. Bu tablo, gerçek acil vakalara ayrılması gereken sürenin ve kaynakların verimsiz kullanılmasına, dolayısıyla ulusal sağlık sisteminde genel bir tıkanmaya yol açıyor. Yetkililerin, randevu sistemini vatandaşın lehine esnetecek, yaşlı ve kronik hastaları koruma altına alacak yeni bir düzenlemeyi hayata geçirmesi kaçınılmaz görünüyor. Yereldeki bu çığlık duyulmadığı takdirde, hastanelerin yükü taşınamaz boyutlara ulaşabilir.






