MENÜ
18 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 46,4510 ▲ %0,18
EURO 53,3305 ▼ %0,32
ALTIN 6.374,53 ▲ %0,47

Sabah’ın Efsanevi Gazetecisi Murat Keklikçi Kalbine Yenik Düştü: Medya Yasta

Medya Dünyasında Büyük Bir Kayıp

Türk basınının deneyimli isimlerinden, Sabah Gazetesi’nin emektar fotoğraf editörü ve gazetecisi Murat Keklikçi, geçirdiği kalp krizi sonucu aramızdan ayrıldı. Sektör, 90’lı yıllardan bu yana haber peşinde koşan, objektifiyle gerçeği belgeleyen bir değerini daha ansızın kaybetti. Bu beklenmedik veda, gazetecilik camiasında derin bir şok ve üzüntü yarattı.

Bir Kariyerin Ardından Kalan Miras

Mesleğe 1990’lı yılların başında Sabah Gazetesi’nde adım atan Murat Keklikçi, sadece bir muhabir ya da editör değildi; o, sahanın tozunu yutmuş, istihbaratın nabzını tutmuş, fotoğrafın gücüyle hikayeleri ölümsüzleştirmiş bir isimdi. Yıllar süren muhabirlik serüveni, ardından gelen istihbarat şefliği ve nihayetinde fotoğraf editörlüğü görevleri, onun gazeteciliğin her kademesine nasıl bir tutkuyla bağlı olduğunun kanıtıydı. Özellikle fotoğraf editörlüğü, haberin görsel dilini şekillendiren, okuyucuya mesajı en vurucu haliyle ulaştıran kritik bir pozisyondu. Keklikçi, bu göreviyle görsel gazeteciliğe damgasını vurdu, Türkiye’nin en iyilerinden biri olarak anıldı. Onun kareleri, belki de yazılı metinlerden çok daha fazlasını anlatan birer belgeydi.

Ansızın Gelen Veda ve Mesleğin Ağır Bedeli

Murat Keklikçi’nin ani kalp krizi sonucu vefatı, gazetecilik mesleğinin ağır yükünü ve stresini bir kez daha gündeme taşıdı. Sürekli değişen gündem, haber yetiştirme baskısı, sahada yaşanan zorluklar ve belirsizlikler, bu mesleği icra edenler için ciddi sağlık riskleri barındırıyor. Keklikçi’nin bu genç sayılabilecek yaşta, ansızın kalbine yenik düşmesi, sektördeki birçok çalışanın sessiz çığlığı niteliğinde. Bu tür kayıplar, sadece bir bireyin yaşamına değil, aynı zamanda gazeteciliğin kurumsal hafızasına ve gelecek nesillere aktarılacak deneyime de büyük bir darbe vuruyor.

Dostların Gözünden Bir Ağabey, Bir Öğretmen

Keklikçi için düzenlenen cenaze töreni, Bakırköy Basınköy Camii’nde sevenleri, ailesi ve meslektaşlarını bir araya getirdi. Eşi Dilek Kantoğlu Keklikçi ve iki kızı taziyeleri kabul ederken, gözyaşları sel oldu. Arkadaşları, onu sadece iyi bir dost değil, aynı zamanda genç gazetecilere yol gösteren bir ağabey, bir öğretmen olarak tanımladı. Recep Eser’in ifadesiyle, “Gazeteye yeni gelen stajyerlere, gençlere her zaman ağabey gibi, bir öğretmen edasıyla davranırdı.” Bu sözler, onun sadece bir meslek erbabı değil, aynı zamanda bir mentor olduğunu gösteriyor. Hakan Daştan ve Erhan Öztürk gibi 30-40 yıllık dostlarının yaşadığı derin üzüntü, Murat Keklikçi’nin sadece mesleki değil, insani yönüyle de ne kadar iz bıraktığının kanıtıydı. Lise arkadaşı Canan Erbay’ın “Yakışmadı bu erken gidiş” sözleri, duyulan acının ortak çığlığıydı. O, farklı şehirlerden, hatta ülkelerden dostlarını bir araya getiren, sevilen bir figürdü.

Bir Dönemin Kapanışı ve Geleceğe Kalan Boşluk

Murat Keklikçi’nin Şenlikköy Mezarlığı’nda toprağa verilmesiyle, bir dönemin önemli bir ismi de ebediyete uğurlandı. Onun vefatı, sadece ailesi ve dostları için değil, Türk basını için de kapanan bir sayfa demek. Deneyimli gazetecilerin kaybı, mesleki bilgi birikiminin ve ahlakın genç kuşaklara aktarılmasında önemli bir boşluk yaratıyor. Murat Keklikçi, anıları ve bıraktığı izlerle her zaman hatırlanacak, ancak bu ani ayrılık, medyanın içinde bulunduğu zorlu koşulları ve insan faktörünün değerini bir kez daha acı bir şekilde yüzümüze vurdu.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir