MENÜ
BIST 100 14.070,98 %0,06
DOLAR 47,1952 %0,03
EURO 53,9211 %0,02
ALTIN 6.074,15 %0,08
FAİZ 41,71 %0,53
BITCOIN 3.074.630 %0,89

Reyhanlı’nın Dinmeyen Sızısı: 13 Yıl Geçti Ama…

haber 1778509936

Unutulmayan Acı: 11 Mayıs Reyhanlı Saldırısı

Takvimler 11 Mayıs 2013’ü gösterdiğinde Türkiye, tarihinin en karanlık günlerinden birine uyandı. Reyhanlı’da patlayan iki ayrı bomba, sadece binaları değil, 53 canı ve binlerce hayali de yerle bir etti. Bugün o hain saldırının üzerinden tam 13 yıl geçti. Reyhanlı halkı, o korkunç günü ve yitirdiği evlatlarını anmak için bir kez daha Şehitler Anıtı önünde toplandı. Gözyaşları ilk günkü gibi taze, öfke ise hala diri. Bu sadece bir anma değil, aynı zamanda bu topraklarda var olma iradesinin bir haykırışı niteliğindeydi.

Kardeşliğe Atılan Pusu Boşa Çıktı

Anma töreninde konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, saldırının asıl amacının Türkiye’nin bölgedeki gücünü kırmak ve halkı birbirine düşürmek olduğunu hatırlattı. Yayman’ın da belirttiği gibi, Hatay üzerinden bir kuşatma harekatı başlatılmak istendi ancak bu kirli plan milletin sağduyusuna çarparak dağıldı. 86 milyonun tek yürek olduğu o günlerde başlayan direnç, bugün de aynı kararlılıkla sürüyor. Türkiye, o gün kendisine kurulan tuzağı sadece bozmakla kalmadı, aynı zamanda bölgesel bir güç olarak bu saldırılardan daha da güçlenerek çıktı. Siyasi görüşü ne olursa olsun, vatandaşın bu saldırı karşısındaki dimdik duruşu, Türkiye’nin gelecekteki güvenlik mimarisinin de temel taşını oluşturdu.

Suriye ile Yeni Dönem ve Bölgesel İstikrar

Stratejik açıdan bakıldığında, Reyhanlı saldırısı sadece bir terör eylemi değil, sınır hattındaki dengeleri değiştirme çabasıydı. Yayman, konuşmasında dikkat çeken bir noktaya daha değindi: Suriye’deki yeni yönetimin halkıyla barışık bir süreç yürütmesi. 2026 yılı itibarıyla Türkiye ve Suriye arasındaki ilişkilerin seyri, bölgenin güvenliği için hayati önem arz ediyor. Geçmişin acı tecrübeleri, bugün atılan her diplomatik adımın ne kadar kritik olduğunu bizlere bir kez daha gösteriyor. İstikrar, sadece silahla değil, ortak akıl ve kardeşlik hukukuyla inşa ediliyor. Hatay halkı, sınırın öte yakasındaki her olumlu gelişmenin kendi huzurlarını da doğrudan etkileyeceğini çok iyi biliyor.

‘Şahsi Meselem’ Ruhuyla Korunan Hatay

Hatay Valisi Mustafa Masatlı’nın vurguladığı gibi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Hatay benim şahsi meselemdir’ sözü, bugün devletin her kademesinde bir rehber niteliği taşıyor. Hatay, sadece bir sınır şehri değil; birliğin, beraberliğin ve farklı kültürlerin bir arada yaşama iradesinin sembolüdür. Bayrağın inmeyeceği, vatanın bölünmeyeceği mesajı sadece bir slogan değil, Reyhanlı sokaklarında her gün yeniden filizlenen bir yaşam biçimi haline gelmiş durumda. Bu kararlılık, dışarıdan gelecek her türlü tehdide karşı Türkiye’nin en büyük savunma kalkanıdır.

Törene katılan CHP ve Yeni Yol Partisi milletvekilleri ile Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Öntürk’ün de ortak vurgusu, siyaset üstü bir duruş sergilemekti. Şehitlerin isimleri tek tek okunurken, anıta bırakılan her karanfil aslında bir sözü temsil ediyordu: Unutmadık, unutturmayacağız. Terörün gölgesini bu topraklardan silip atmak, sadece şehit ailelerine değil, gelecek nesillere olan en büyük borcumuzdur. 13 yıl önceki o karanlık cumartesi gününden çıkarılan dersler, Türkiye’nin stratejik derinliğini ve toplumsal dayanıklılığını pekiştirmeye devam edecek.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bölge Gündemi

Mobil uygulamamızı indirin, yerel haberleri kaçırmayın!

Gizliliğe genel bakış

Bölge Gündemi olarak, ziyaretçilerimizin kullanıcı deneyimini iyileştirmek ve sitemizin performansını ölçmek amacıyla çerezler (cookies) kullanıyoruz. Bu panel üzerinden, sitemizde kullanılan çerezlerin kapsamını görebilir ve tercihlerinizi kişiselleştirebilirsiniz.

Kesinlikle gerekli olan çerezler, web sitemizin temel fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için her zaman aktif durumdadır. Diğer çerez gruplarını ise aşağıda yer alan sekmelerden yönetebilirsiniz.