Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Ortadoğu coğrafyasında tansiyonun en yüksek noktaya ulaştığı şu kritik günlerde, bölgeyi kana bulayacak bir savaşın eşiğinden dönülmesi için uluslararası topluma seslendi. Özel, İsrail ve ABD hattında gelişen ve İran topraklarını hedef alan askeri hareketliliğin, sadece ilgili ülkeleri değil, tüm bölge halklarını geri dönülmez bir yıkıma sürükleyeceği uyarısında bulundu. Diplomasi trafiğinin ve sağduyunun her zamankinden daha elzem olduğunu vurgulayan Özel, tarafları derhal silahları susturarak müzakere masasına dönmeye davet etti.
Bölgesel İstikrar ve Uluslararası Hukuk Vurgusu
Türkiye’nin doğu komşusu olan İran, yaklaşık 1,6 milyon kilometrekarelik yüzölçümü ve 85 milyonu aşan nüfusuyla bölgenin en stratejik aktörlerinden biri konumundadır. Dağlık coğrafyası ve binlerce yıllık devlet geleneğiyle İran’da yaşanacak herhangi bir istikrarsızlık, sınır komşusu olarak Türkiye’yi hem güvenlik hem de sosyokültürel açılardan doğrudan etkileme potansiyeline sahiptir. Özgür Özel, yaptığı açıklamada bu stratejik derinliğe işaret ederek, uluslararası hukukun hiçe sayıldığı müdahalelerin bölgeyi bir ateş çemberine çevireceğini belirtti. Özel, “Komşumuz İran’a yönelik saldırılara karşı çıkıyoruz. Mevcut krizin aşılması için uzlaşıyı esas alan bir yaklaşım şarttır” ifadelerini kullandı.
Yedi Maddelik Kararlı Barış Deklarasyonu
CHP lideri, partisinin dış politika vizyonunu ve yaşanan kriz karşısındaki net tutumunu yedi maddelik bir bildiriyle kamuoyuna sundu. Bu deklarasyonda, bölge halklarının kendi geleceklerini tayin etme hakkına vurgu yapılırken, dışarıdan dayatılan rejim değişikliği çabalarının ve askeri müdahalelerin sadece acı ve gözyaşı getirdiği hatırlatıldı. Özel, İran’daki yönetim anlayışını eleştirse dahi, dış müdahalelerin egemenlik haklarına aykırı olduğunu savundu. Uluslararası ceza hukuku ve devletler hukuku normlarına göre, bir devletin toprağına yönelik izinsiz her türlü askeri hamle, küresel barışı tehdit eden bir suç unsuru olarak kabul edilmektedir.
İnsani Yıkım ve Güvenlik Uyarıları
Savaşların en ağır bedelini her zaman sivil halklar öder. Olası bir bölgesel çatışma, devasa bir göç dalgasını, ekonomik çöküşü ve altyapı yıkımlarını beraberinde getirir. Özgür Özel, Filistin ve Venezuela örneklerini hatırlatarak, kuvvet kullanarak sınırların değiştirilmeye çalışıldığı bir sistemin dünya düzenini tamamen bozacağını ifade etti. Devletlerin egemenlik haklarına saygılı, etik temelli bir uluslararası düzenin inşası için Türkiye’nin öncü bir rol üstlenmesi gerektiğini belirten Özel, itidal ve sağduyu çağrısını yineledi. Barışın tesisi için diplomatik kanalların sonuna kadar açık tutulması, bölgedeki tüm aktörlerin ortak sorumluluğudur.






