MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9752 ▲ %0,01
EURO 53,5833 ▲ %0,40
ALTIN 6.616,40 ▲ %0,95

Özer Aci’dan Eylem Tok’a Yanıt: ‘Hâlâ Kendi Çocuğunu Düşünüyor’

Mektuptaki Helallik İddiasına Sert Yalanlama

İstanbul’un hafızasından silinmeyen o feci kazanın üzerinden geçen zamana rağmen sular durulmuyor. Timur Cihantimur’un neden olduğu ve Oğuz Murat Aci’nın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan trajedi, firari anne Eylem Tok’un son hamlesiyle yeniden alevlendi. Tok’un gönderdiği ve aileyle ‘helalleştiklerini’ iddia eden mektup, acılı baba Özer Aci tarafından çok sert bir dille yalanlandı. Aci, adaletin mektuplarla değil mahkeme salonlarında tecelli edeceğini vurgulayarak, davasından milim geri adım atmayacağını bir kez daha tüm Türkiye’ye duyurdu.

Özer Aci, yapılan açıklamaların gerçeği yansıtmadığını ve kendileriyle bugüne kadar insani bir temas kurulmadığını net bir dille ifade etti. ‘Biz kan bağı varisleriyiz’ diyen Aci, bugüne kadar kendilerine uzatılan bir el olmadığını, aksine sürecin sürekli manipüle edildiğini belirtti. Tok’un mektubundaki helalleşme vurgusunun sadece bir kamuoyu algısı yaratma çabası olduğunu söyleyen baba, vicdanların ancak hukuk önünde rahatlayabileceğini hatırlattı. Bu tavır, toplumun genelinde zengin ve güçlü olanın adaletten kaçma çabasına karşı gösterilen onurlu bir duruş olarak nitelendiriliyor.

‘2 Yıl Sonra mı Aklı Başına Geldi?’

Özer Aci’nın en çok dikkat çektiği nokta ise zamanlama oldu. Olayın üzerinden geçen uzun sürenin ardından gelen bu adımın samimiyetten uzak olduğunu savunan Aci, ‘Hep benim çocuğum, benim çocuğum diyorlar. Peki, bizim çocuğumuz kötü müydü?’ sözleriyle isyanını dile getirdi. Timur Cihantimur’un eğitim hayatına ve geleceğine vurgu yapan savunmalara karşılık, geride kalan bir buçuk yaşındaki yetim evladı işaret eden Aci, bir babanın feryadını en yalın haliyle ortaya koydu. Adalet arayışının sadece kendi oğlu için değil, benzer kaderi paylaşan tüm aileler için bir emsal teşkil ettiğini belirtti.

Hukuki Süreçte Son Durum ve Toplumsal Vicdan

Bu dava, artık sadece bir trafik kazası olmaktan çıkıp Türkiye’nin hukuk sistemindeki eşitlik ilkesinin test edildiği bir sembole dönüştü. Firari anne ve oğlunun ABD’deki iade süreçleri yakından takip edilirken, Özer Aci’nın tavizsiz duruşu kamuoyunda geniş yankı bulmaya devam ediyor. Adaletin gecikmesinin, toplum vicdanında onarılmaz yaralar açtığını gören stratejistler, bu davanın sonucunun gelecekteki benzer vakalar için ne kadar caydırıcı olacağını tartışıyor. Aci ailesi için bu süreç sadece bir ceza davası değil, aynı zamanda haysiyet ve vicdan mücadelesi olarak tarihe geçiyor. Toplumun her kesiminden destek gören Özer Aci, davanın sonuna kadar takipçisi olacağını ve hiçbir ‘mektubun’ bu gerçeği değiştirmeyeceğini vurguladı.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir