MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9864 ▲ %0,02
EURO 53,5198 ▲ %0,25
ALTIN 6.609,04 ▲ %0,84

Özel: Küresel Düzen Saldırı Altında, Türkiye Kritik Rol Oynamalı

Sosyalist Enternasyonal Toplantısında Küresel Kriz Analizi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İspanya Başbakanı ve Sosyalist Enternasyonal Başkanı Pedro Sanchez’in liderliğinde düzenlenen Sosyalist Enternasyonal Prezidyum Toplantısı’na çevrim içi katıldı. Özel’e toplantıda Genel Başkan Yardımcısı Namık Tan ve Dış Politika Koordinatörü İlhan Uzgel eşlik etti. Toplantıda yaptığı konuşmada, İkinci Dünya Savaşı sonrasında tesis edilen ve hukukun üstünlüğü ile serbest ticarete dayanan küresel liberal sistemin ciddi ve yıkıcı bir saldırı altında olduğunu dile getirdi.

Özel, Avrupa’nın da içinde bulunduğu mevcut durumu değerlendirerek, çok boyutlu zorluklara dikkat çekti. Ekonomik alanda ticaret savaşlarının, teknolojik dönüşümün yarattığı baskıları; siyasi arenada artan popülizm, radikalleşme eğilimleri, İslamofobi ve antisemitizm gibi sorunları vurguladı. Güvenlik alanında ise Rusya-Ukrayna Savaşı, düzensiz göç ve siber tehditlerin yarattığı risklere değindi. Stratejik planda Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) güvenilir müttefik konumundan sorun yaratan konuma kaymasının ve küresel belirsizliklerin, mevcut zorlu dönemi derinleştirdiğini ifade etti.

Türkiye’nin Konumu ve Demokrasi Mücadelesi

Özel, Türkiye’nin sahip olduğu stratejik konum ve kapasite ile Avrupa’nın güvenliğine ve demokrasi mücadelesine önemli katkılar sunabilecek bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. Türkiye’nin, Avrupa ile Ortadoğu arasındaki jeopolitik konumu nedeniyle bölgesel istikrarın sağlanmasında kilit bir role sahip olduğunu vurgu yaptı. Türkiye’nin demokrasi standartlarını yükselterek ve hukukun üstünlüğüne bağlılığını güçlendirerek bu katkıyı daha da artırabileceğini kaydetti.

Konuşmasında uluslararası hukuk normlarını hiçe sayan eylemlere sert eleştiriler yöneltti. Özellikle bazı büyük güçlerin, uluslararası meşruiyeti olmayan operasyonlar düzenleyebilme ve müttefik ülkelerden toprak talebinde bulunabilme gibi uygulamalarının, küresel barışı tehdit ettiğini savundu. Özel, bu hukuksuzlukların son örneklerinden birinin İran’da yaşandığını dile getirdi. İran’a yönelik uluslararası meşruiyetten yoksun saldırıları ve İran’ın komşularına yönelik saldırgan tutumunu eleştirirken, ülkesinde çatışmalar başladığı ilk andan itibaren savaşa karşı net bir duruş sergilediklerini aktardı.

Barış İçin Demokrasi Vurgusu ve Ekonomik Etkiler

Özel, demokrasiyi savunan ilerici kesimlerin İran konusunda sergilediği tutumu takdir ettiğini belirtirken, İran rejiminin baskıcı ve otoriter yapısını eleştirdi. Ancak aynı zamanda, ABD ve İsrail’in de demokrasi havarisi olarak görülemeyeceğini ve demokrasinin bombalarla ithal edilemeyeceğini vurguladı. İran’ın geleceğine karar verecek olanın kendi yurttaşları olduğunu ifade etti. Bu görüş, uluslararası alanda dış müdahaleler yerine iç dinamiklere dayalı çözüm arayışının önemini ortaya koymaktadır.

Dünya genelinde 2010 yılından bu yana savaşların artış gösterdiğine dikkat çeken Özel, bu artış ile demokrasideki gerileme arasındaki doğrudan bağlantıya vurgu yaptı. Gündemin “güç yoluyla barış” yerine, “barış yoluyla güç” perspektifine odaklanması gerektiğini savundu. Savaşın maliyetinin, sadece çatışma bölgeleriyle sınırlı kalmayıp, artan enerji maliyetleri, yüksek enflasyon ve işsizlik yoluyla tüm dünyadaki düşük gelirli grupları vuracağını belirtti. Bu nedenle barışı ve demokrasiyi savunmanın, aynı zamanda ekonomik refahı ve kırılgan grupları korumak anlamına geldiğini sözlerine ekledi. Özel, Türkiye’nin bu küresel barış ve demokrasi mücadelesinde en kritik cephelerden biri olduğunu ifade ettiğini ifade etti.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir