MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9711 ▲ %0,00
EURO 53,6073 ▲ %0,47
ALTIN 6.630,24 ▲ %1,16

Orta Doğu Gerilimi Tavan Yaptı: İran’dan İsrail ve ABD’ye Füze Yağmuru

Bölgedeki Gerginlik Yeni Bir Boyuta Ulaştı

Ortadoğu’nun zaten diken üstündeki atmosferi, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun İsrail’in kalbi Tel Aviv’den liman kenti Hayfa’ya, hatta ABD’nin 5. Filosu ve bölgedeki stratejik üslerine yönelik eş zamanlı bir füze ve kamikaze İHA yağmuruyla adeta lav püskürdü. Bu cüretkar ve koordineli saldırılar, ‘Kudüs Günü’ arifesinde, yıllardır süren gölge savaşının açık bir çatışmaya dönüştüğüne dair endişeleri körükledi. Hürremşehr, Hayberşeken, Fettah gibi ağır başlıklı balistik füzelerle icra edildiği belirtilen bu harekât, Tahran’ın bölgesel güç dengelerini yeniden tanımlama arayışının bir yansıması olarak okunabilir. İsrail’in hava savunma sistemleri sirenler eşliğinde gökyüzünde bir dans sergilerken, bu ‘farklı gece’nin bilançosu, Kızıl Davut Yıldızı’nın açıklamalarına göre, çoğu cam kırıkları nedeniyle 59 yaralıyla somutlaştı. Bu, sivil hayatın ne denli kırılgan olduğunun acı bir hatırlatıcısı.

ABD’nin Bölgedeki Varlığı Hedefte: USS Abraham Lincoln İddiası

Gerilimin tırmanışında dikkat çekici bir diğer nokta ise Devrim Muhafızları’nın, ABD’nin krizin başından beri bölgede konuşlandırdığı USS Abraham Lincoln uçak gemisini balistik füzeler ve İHA’larla hedef aldığını, hatta ‘ağır hasar verdiğini’ iddia etmesiydi. Bu iddia, geminin nerede vurulduğu ya da neden bölgeyi terk ettiği gibi temel sorulara tatmin edici bir yanıt vermekten uzak olsa da, ABD’nin bölgedeki askeri caydırıcılığına yönelik sembolik bir meydan okuma olarak algılandı. İsrail’in güneyindeki stratejik Birussebi’deki ordu karargahı da insansız hava araçlarının menziline girerek, savaşın sadece ana üslerle sınırlı kalmayacağının sinyallerini verdi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Irak’ın Erbil kentindeki bir Fransız askeri üssüne düzenlenen saldırıda bir askerin hayatını kaybettiğini duyurması, bu çatışmanın coğrafyasının ne denli genişlediğini de gözler önüne serdi.

Körfez Ülkelerinde Misilleme Rüzgarları

İran’ın bölgedeki Amerikan üslerine yönelik ‘misilleme’ saldırıları sadece İsrail ve uçak gemisi iddialarıyla sınırlı kalmadı; Körfez’e yayılan bir gerilim dalgası yarattı. ABD ve İran arasındaki diplomasi trafiğinde arabulucu rol üstlenen Umman’ın Suhar kentindeki sanayi bölgesine düzenlenen İHA saldırısında yabancı uyruklu iki kişinin yaşamını yitirmesi, çatışmanın masum sivil kayıplara yol açma potansiyelini acı bir şekilde gösterdi. Birleşik Arap Emirlikleri’nin finans merkezi Dubai’de bir İHA’ya müdahale edilmesi ve Suudi Arabistan’ın Riyad’daki Diplomasi Mahallesi’ni hedef alan bir İHA’yı etkisiz hale getirmesi, bu ‘gölge savaşının’ Körfez’deki istikrarı ne denli derinden sarstığını kanıtlar nitelikteydi. Bölge başkentleri, adeta görünmez bir tehdidin gölgesinde alarm veriyordu.

ABD’den Sert Yanıt ve Tahran’a Bombalar

Washington’ın bu saldırılar karşısındaki tepkisi ise gecikmedi ve sert oldu. ABD Savunma Bakanı Hegseth, Genelkurmay Başkanı General Dan Caine ile düzenlediği ortak basın toplantısında, İran’a yönelik ‘en yoğun saldırıların’ düzenlendiğini ve ABD ile İsrail’in birlikte 15 binden fazla hedefi vurduğunu iddia etti. Caine’in İran donanmasının ‘etkisiz’ hale getirildiğini öne sürmesi, çatışmanın askeri boyutta ulaştığı şiddeti işaret ediyordu. Ortadoğu’ya 2200 deniz piyadesi ve 10 bin adet önleme amaçlı insansız hava aracı konuşlandırma planları, ABD’nin bölgedeki askeri varlığını artırma ve caydırıcılığını pekiştirme kararlılığını gösteriyor. Öte yandan, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın ‘İranlı terörist liderler’ hakkında bilgi verilmesi çağrısı ve Mücteba Hamaney için 10 milyon dolara kadar ödül teklifi, Washington’ın sadece askeri değil, istihbari ve siyasi baskıyı da artırdığının bir göstergesi. İsrail de Tahran, Şiraz ve Ahvaz’daki ‘stratejik altyapılara’ yönelik bombardımanlarla karşılık vererek, bu tehlikeli dansın iki taraflı olduğunu kanıtladı. Başkent Tahran’daki hava savunma sistemleri ve silah üretim tesisleri, Ahvaz’daki Devrim Muhafızları komuta merkezleri hedef alınarak, çatışmanın doğrudan İran topraklarına da sıçradığı teyit edildi.

Hava Sahasında Gerilim ve Kayıplar

Gerilimin kanlı yüzü, Irak’ın batısında düşen ABD Hava Kuvvetleri’ne ait KC-135 yakıt ikmal uçağıyla bir kez daha gözler önüne serildi. CENTCOM’dan yapılan açıklamada, görevdeki iki uçaktan birinin kırıma uğraması sonucu 6 mürettebattan dördünün, ardından da kalan ikisinin hayatını kaybettiği belirtildi. Olayın teknik bir arızadan mı yoksa bölgedeki çatışmalardan mı kaynaklandığı henüz netlik kazanmazken, ABD’nin bölgedeki operasyonlarının risk seviyesini bir kez daha gündeme taşıdı. Diğer KC-135 uçağının İsrail’deki Ben Gurion Havalimanı’na acil iniş yapması, Ortadoğu hava sahasının adeta bir mayın tarlasına döndüğünü fısıldıyor. Bu trajik olay, ‘gölge savaşının’ artık somut kayıplara yol açan, tüm taraflar için gerçek bir tehdide dönüştüğünü gösteriyor. Bölge halkları, belirsizliğin ve savaşın gölgesinde, her yeni günün yeni bir yıkım getirip getirmeyeceği endişesiyle yaşamak zorunda kalıyor. Zira bu tırmanış, sadece siyasi liderlerin satranç tahtasında oynanan bir oyun olmaktan çıkıp, sıradan insanların hayatlarına korku ve yıkım getiren bir kâbusa dönüşme potansiyeli taşıyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir