MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9808 ▲ %0,02
EURO 53,5307 ▲ %0,29
ALTIN 6.597,72 ▲ %0,66

Narin davasında Nevzat Bahtiyar için müebbet talebi

Adalet Terazisinde Yeni Perde: Savcılık İtiraz Etti

Türkiye’nin kalbinde derin bir yara açan Narin Güran cinayetinde sular durulmuyor. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, mahkemenin Nevzat Bahtiyar hakkında verdiği 17 yıllık hapis cezasını yetersiz bularak dosyayı Yargıtay’a taşıdı. Savcılık, Bahtiyar’ın sadece cinayete yardım eden bir figür değil, cinayetin bizzat merkezinde yer alan bir ‘müşterek fail’ olduğunu savunuyor. Bu hamle, davanın seyrini tamamen değiştirecek nitelikte bir hukuki stratejiye işaret ediyor.

İfadelerdeki Çelişkiler: Yerine Oturmayan Taşlar

Duruşma savcısı tarafından hazırlanan temyiz dilekçesinde, Nevzat Bahtiyar’ın soruşturmanın en başından bu yana sergilediği tutarsız tavırlar mercek altına alındı. Dilekçede yer alan en dikkat çekici vurgu ise Bahtiyar’ın ifadeleri için kullanılan ‘yerine oturmayan taşlar’ benzetmesi oldu. Narin’in cansız bedeninin üzerine konulan taşların sayısından, olay günü eve girip girmediğine kadar her aşamada farklı hikayeler anlatan sanığın, aslında suçun işlendiği her saniye diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içinde olduğu belirtiliyor.

Kırmızı Araba ve 38 Dakikalık Karanlık

Hukuki süreçte en somut delillerden biri olarak kabul edilen daraltılmış baz kayıtları ve kamera görüntüleri, Bahtiyar’ın olay günü 23 AN 630 plakalı kırmızı aracıyla Eğertutmaz Deresi civarında tam 38 dakika 11 saniye geçirdiğini kanıtlıyor. Savcılık, bu sürenin sadece bir cesedi gizlemek için değil, suçun tüm delillerini profesyonelce ortadan kaldırmak için kullanıldığını savunuyor. Ayrıca Van Jandarma Kriminal Laboratuvarı’ndan gelen raporlar, sanık Salim Güran ile Nevzat Bahtiyar’ın araçlarındaki toprak numunelerinin benzer olduğunu ortaya koyarak, iki ismin olay anında yan yana olduğunu bilimsel olarak doğruluyor.

Gerçek Bir Pişmanlık Yok, Soğukkanlılık Var

Savcılığın itiraz dilekçesinde dikkat çeken bir diğer nokta ise sanığın suç sonrası sergilediği ‘korkunç soğukkanlılık’ oldu. 8 yaşındaki bir çocuğun bedenini dere yatağına bıraktıktan sonra hiçbir şey olmamış gibi baldızının evine gidip çay içen Bahtiyar’ın, bu eylemi sadece bir tehdit altında yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu vurgulandı. Sanığın hiçbir aşamada gerçek bir pişmanlık göstermediği, aksine yargı sürecini yanıltmak için sürekli stratejik manevralar yaptığı ifade ediliyor.

Müşterek Faillik ve Müebbet Beklentisi

Hukukçulara göre ‘yardım eden’ sıfatıyla ‘müşterek fail’ sıfatı arasındaki fark, ceza miktarında uçurum yaratıyor. Savcılık, Bahtiyar’ın Narin’in boğularak öldürülmesi eylemine bizzat katıldığını ve suç üzerinde ortak hakimiyet kurduğunu belirterek, sanığın ‘İştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını istiyor. Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin vereceği karar, sadece bir cinayet davasının sonucu değil, toplumun adalet duygusunun tatmini açısından da kritik bir dönemeç olacak.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir