Çorum’da Yürek Yakan Mantar Zehirlenmesi
Ankara koridorlarında her yıl mevsim geçişlerinde Sağlık Bakanlığı’ndan gelen o rutin uyarıları hepimiz biliriz. Ancak o bürokratik metinlerin satır aralarında gizli olan hayati tehlike, maalesef Çorum’da bir ailenin ocağına ateş düşürdü. Buharaevler Mahallesi’nde ikamet eden 26 yaşındaki Rüveyda Altuntaş, evinde yediği mantarın ardından fenalaştı. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin tüm çabalarına rağmen, genç kadın ve 5 aylık hamile olduğu bebeği hayata tutunamadı.
Resmi raporlara ‘mantar zehirlenmesi şüphesi’ olarak geçen bu olay, aslında sahadaki gerçeği bir kez daha yüzümüze çarpıyor. Vatandaşın ‘yıllardır topluyoruz, bize bir şey olmaz’ diyerek sofrasına taşıdığı doğa mantarları, bazen içinde barındırdığı sinsi toksinlerle bir aile faciasına kapı aralayabiliyor. Rüveyda Altuntaş’ın eşi İsmail Altuntaş’ın durumu fark edip 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aramasıyla başlayan süreç, hastane koridorlarında acı bir bekleyişle son buldu.
Tıbbın Çaresiz Kaldığı O Kritik Dakikalar
Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan genç kadına acil serviste yoğun bir müdahale yapıldı. Ancak mantar zehirlenmelerinde toksinlerin kana karışma hızı ve özellikle karaciğer üzerindeki tahribatı, hamilelik gibi vücudun zaten hassas olduğu bir dönemde müdahaleyi güçleştiriyor. Ankara’daki uzmanların sık sık dile getirdiği ‘kültür mantarı dışındaki riskler’ uyarısı, maalesef bu trajik olayla bir kez daha kanıtlanmış oldu.
Hastaneden gelen bilgilere göre, Rüveyda Altuntaş ve bebeğinin cansız bedeni, ölüm nedeninin kesinleşmesi için otopsi yapılmak üzere morga kaldırıldı. Savcılık olayla ilgili geniş çaplı bir inceleme başlattı. Bu inceleme sadece bir vefat haberi değil, aynı zamanda bölgedeki mantar türlerinin ve tüketim alışkanlıklarının da mercek altına alınması anlamına geliyor.
Sessiz Katil Mantarlara Karşı Vatandaş Ne Yapmalı?
Bürokrasinin o soğuk dilinden sıyrılıp halkın diline tercüme edersek durum net: Doğada yetişen ve ‘geleneksel’ yöntemlerle (gümüş kaşık kararması, sirkeli su vb.) test edilen mantarların hiçbir güvenilirliği bulunmuyor. Bir mantarın zehirli olup olmadığını çıplak gözle veya eski usul yöntemlerle anlamak imkansızdır. Özellikle yağışların arttığı bu dönemlerde yol kenarlarında, ormanlarda yetişen mantarlara karşı ‘hasat’ heyecanının yerini ‘tedbir’ almalıdır.
Mantar zehirlenmesi belirtileri; mide bulantısı, kusma, baş dönmesi ve karın ağrısı şeklinde kendini gösterir. Çorum’daki bu son vaka, belirtiler ortaya çıktığında bazen çok geç kalındığını acı bir şekilde gösterdi. Uzmanlar, marketlerde satılan, ambalajlı ve denetimli kültür mantarları dışında hiçbir ürünün tüketilmemesi gerektiğinin altını çiziyor. Bir anlık ihmal, bir annenin ve henüz doğmamış bir bebeğin hayallerini yarım bırakmaya yetiyor.






