Güvenlikte Hibrit Dönem ve Stratejik Dönüşüm
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Ankara’da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi çerçevesinde gerçekleştirilen “Müttefikler Ankara’da” programında önemli açıklamalarda bulundu. Ankara Palas’ta düzenlenen etkinlikte konuşan Kalın, modern dünyada güvenliğin artık sadece askeri bir unsur olarak tanımlanamayacağını, NATO’nun bu yeni stratejik gerçekliğe uyum sağlaması gerektiğini vurguladı.
Dünyanın eş zamanlı olarak belirsizlik, stratejik rekabet ve kutuplaşma gibi sınamalardan geçtiğini belirten Kalın, geleneksel güvenlik tanımlarının hibrit hale geldiğini ifade etti. Ulus, sınır ve devlet gibi kavramların çok boyutlu bir yapı kazandığını kaydeden Kalın, bu dönüşümün güvenlik ittifaklarının işleyişinde yeniden değerlendirme yapılmasını zorunlu kıldığını dile getirdi.
İttifak İçi Eşitlik ve Savunma Sanayisi İşbirliği
NATO bünyesinde güçlü ortaklık ve eşit ilişki modellerinin kritik önem taşıdığına dikkat çeken İbrahim Kalın, ittifak içindeki tutarlılık ve eşitlik eksikliğinin son yılların en önemli eleştiri konularından biri olduğunu hatırlattı. Kolektif güvenlik anlayışının ancak tüm üyelerin kendini güvende hissetmesiyle mümkün olacağını belirten Kalın, müttefiklerin birbirine karşı olan güvenlik sorumluluklarını tam olarak yerine getirmesi gerektiğini vurguladı.
Savunma sanayisinde kapasite paylaşımının ve tamamlayıcılığın önemine değinen Kalın, hiçbir ülkenin tüm askeri yeteneklere tek başına sahip olamayacağını, bu nedenle stratejik iş birliğinin elzem olduğunu söyledi. Caydırıcılığın, tehditlerin henüz ortaya çıkmadan önlenmesi anlamına geldiğini belirten Kalın, müttefikler arasında savunma sanayisi kısıtlamalarının kaldırılması ve ortak yatırım programlarının desteklenmesi çağrısında bulundu.
Türkiye’nin Konumu ve ‘Güney Kanadı’ Eleştirisi
Türkiye’nin askeri gücü ve savunma sanayisiyle NATO’nun en güçlü bileşenlerinden biri olduğunu ifade eden Kalın, Türkiye’nin sürekli olarak “NATO’nun güney kanadı” şeklinde tanımlanmasına karşı çıktı. Bu ifadenin sadece coğrafi bir karşılığı olduğunu, siyasi bir hiyerarşiyi temsil etmemesi gerektiğini belirten Kalın, Türkiye’nin Orta Doğu’dan Orta Asya’ya, Karadeniz’den Afrika’ya kadar geniş bir coğrafyada etkin bir aktör olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin ev sahipliğinde başlayan zirveye 32 üye ülkenin yanı sıra Asya-Pasifik ortakları ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de katılıyor. Zirvede, Avrupa’nın savunma sorumluluğunu artırmasını öngören “NATO 3.0” vizyonunun yanı sıra Ukrayna’ya destek ve savunma sanayisi üretim kapasitelerinin artırılması gibi stratejik başlıklar ele alınıyor.
Kaynak: Hürriyet






