Savunma Sanayiinde Ekosistem Gücü: SAHA 2026
Türkiye ve Avrupa’nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi olan SAHA İstanbul tarafından düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, İstanbul Fuar Merkezi’nde tüm hızıyla devam ediyor. Fuarın ikinci gününde, ülkemizin teknolojik bağımsızlığını perçinleyecek, savunma ve uzay alanındaki dışa bağımlılığımızı minimize edecek tarihi adımlar atıldı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla gerçekleştirilen imza töreninde, TÜBİTAK ile Türkiye’nin dev kuruluşları arasında tam 14 stratejik işbirliği anlaşması imzalandı.
Bakan Kacır, törende yaptığı konuşmada Türk savunma sanayiinin ulaştığı noktanın bir tesadüf olmadığını, bunun arkasında devasa bir ‘ekosistem’ yattığını vurguladı. 4 binden fazla firmanın ve 100 binden fazla nitelikli personelin gece gündüz demeden çalıştığı bu yapı, Türkiye’nin en kritik ihtiyaçlarını artık kendi imkanlarıyla karşılamasına olanak tanıyor. Bu durum sadece bir teknoloji başarısı değil, aynı zamanda ulusal güvenliğimizin ve geleceğimizin en güçlü teminatı olarak görülüyor.
Uzayda Tam Hakimiyet: İMECE-3 ve Milli Uydular
Anlaşmaların en dikkat çekici noktalarından biri uzay teknolojileri üzerine oldu. ASELSAN ve TÜBİTAK UZAY arasında imzalanan sözleşme ile ‘Yüksek Çözünürlüklü Takım Uydu Geliştirilmesi Projesi’ (TUGEP) kapsamında çok önemli bir eşik aşıldı. Yerli imkanlarla üretilen İMECE-3 uydusunda kullanılacak olan ve kritik bir teknoloji olan ‘dönüölçer’ (jiroskop) ekipmanı artık tamamen milli çözümlerle sağlanacak. Bu gelişme, Türkiye’nin uzaydaki gözü olan uyduların en hassas ölçüm cihazlarını bile dışarıdan almayacağı anlamına geliyor. Atalet ölçüm teknolojilerindeki bu bağımsızlık, uydularımızın operasyonel kabiliyetini ve ömrünü doğrudan artıracak.
Milli Muharip Uçak KAAN’a Termal Zırh
Türkiye’nin gökyüzündeki gururu KAAN için de hayati öneme sahip bir protokol imzalandı. TEI ile yapılan işbirliği sayesinde, KAAN’ın motorundaki en kritik parçalar olan türbin kanatçıkları için ileri teknoloji termal bariyer kaplamalar geliştirilecek. Bu özel kaplamalar, motorun çok yüksek çalışma sıcaklıklarına dayanmasını sağlarken, motor performansını ve verimliliğini de en üst düzeye çıkaracak. Ayrıca TF-10000 turbofan motorunun en zorlu parçaları olan tek kristal türbin kanatçıklarının dökümü de artık yerli imkanlarla TÜBİTAK MAM tesislerinde gerçekleştirilecek. Bu, jet motoru teknolojisinde dünyanın en üst ligine giriş biletimiz olarak nitelendiriliyor.
Eğitimden Güvenliğe Her Alanda Milli Yazılım
Milli Teknoloji Hamlesi sadece savunma ile sınırlı kalmıyor; günlük hayatımızın ve çocuklarımızın geleceğinin de merkezine yerleşiyor. Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki okullarda kullanılan yaklaşık 650 bin etkileşimli tahtanın, tamamen yerli işletim sistemi olan Pardus ETAP altyapısına geçirilmesi için düğmeye basıldı. Temmuz ayı itibarıyla tamamlanması planlanan bu dönüşümle, eğitim sistemimiz siber tehditlere karşı daha güvenli hale gelirken, aynı zamanda yazılımda dışa bağımlılık sona erecek. Öte yandan, sığınakların KBRN (Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik, Nükleer) tehditlerine karşı korunması ve deniz kuvvetlerimizin haberleşme emniyeti gibi konularda atılan imzalarla, vatandaşlarımızın güvenliği en üst seviyeye taşınmış olacak.






