Türkiye perakende sektörünün en köklü aktörlerinden biri olan Migros, çalışma hayatında milat niteliğinde bir karara imza atarak, dağıtım merkezlerinde görev yapan 7 bin 875 taşeron çalışanı kendi bünyesine dahil ettiğini duyurdu. Uzun süredir kamuoyunun ve çalışma ekonomisi uzmanlarının takibinde olan bu süreç, sadece bir kadro değişikliği değil, aynı zamanda modern endüstriyel ilişkilerde sosyal diyalog mekanizmasının ne denli hayati olduğunun bir kanıtı olarak kayıtlara geçti. Şirketin bu hamlesiyle birlikte binlerce çalışan, belirsizliklerle dolu taşeron sisteminden kurtularak tam kapsamlı sosyal ve sendikal haklara kavuşmuş oldu.
Endüstriyel İş Barışı ve Kurumsal Aidiyetin Güçlenmesi
Migros’tan yapılan resmi açıklamada, Türkiye’de özel sektör bünyesinde en yüksek sendikalı çalışan sayısına sahip kurum olma kimliğinin altı çizildi. Bu stratejik kararın temelinde, çalışan haklarının sadece bir maliyet kalemi değil, kurumsal sürdürülebilirliğin ana omurgası olduğu vizyonu yatıyor. 7 bin 875 çalışanın doğrudan kadroya alınması, Türkiye’deki iş gücü piyasasında giderek derinleşen ‘güvencesiz çalışma’ sorununa karşı atılmış en somut ve büyük ölçekli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu tür bir kurumsallaşma hamlesinin çalışan motivasyonunu ve aidiyet duygusunu zirveye taşıyacağını, bunun da orta vadede hizmet kalitesine ve operasyonel verimliliğe doğrudan pozitif yansıyacağını öngörüyor.
Taşeron sisteminden kalıcı kadroya geçiş süreci, aynı zamanda toplumsal refahın tabana yayılması noktasında da kritik bir öneme sahip. İşçilerin toplu iş sözleşmesi ve sendikal güvence çatısı altına girmesi, hane halkı gelir güvencesini artırarak ekonomik bir çarpan etkisi yaratacaktır. Migros yönetiminin, iletilen taleplere çözüm odaklı yaklaşması, kriz anlarında çatışma yerine uzlaşma kültürünün tercih edilmesinin ne kadar yapıcı sonuçlar doğurduğunu tüm sektöre bir kez daha hatırlattı.
DGD-SEN ve İşçi Birliğinin Tarihi Kazanımı
Sürecin en dikkat çekici yanı ise kuşkusuz, iş akitleri feshedilen depo çalışanları ile yürütülen müzakerelerin başarıyla sonuçlanması oldu. Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası (DGD-SEN) Genel Başkanı Neslihan Acar, Migros işçileri ile yönetim arasındaki görüşmelerin büyük bir uzlaşıyla tamamlandığını müjdeledi. Acar’ın “Birliğiyle direnen Migros depo işçileri kazandı. Biz kazandık” şeklindeki sözleri, emek dünyasında uzun süredir hissedilen dayanışma ruhunun somut bir meyvesi olarak yorumlandı.
Hukuki ve sosyal açıdan örnek teşkil eden bu süreç, işveren ve işçi temsilcilerinin aynı masa etrafında, ortak bir akılla buluşabildiğini gösterdi. Bu uzlaşı, hem Migros’un marka itibarını sosyal sorumluluk temelinde güçlendirirken hem de Türkiye’de sendikal örgütlenmenin meşruiyetini ve etkisini perçinlemiş oldu. Gelecek dönemde benzer yapıdaki perakende devlerinin de bu şeffaf ve insan odaklı yönetim modelini takip edip etmeyeceği merakla bekleniyor.






