MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9795 ▲ %0,02
EURO 53,5436 ▲ %0,30
ALTIN 6.626,49 ▲ %1,10

MHP’den Ortadoğu’ya Şok Çağrı: ‘İsrail’de Rejim Değişmeli!’

Ortadoğu’nun Kalbine Çarpıcı Mesaj: Rejim Değişikliği İsrail’de Başlamalı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında adeta bir bomba etkisi yaratan ifadelerle, Ortadoğu’daki kanlı oyunun asıl adresini işaret etti. ABD-İsrail/İran gerilimini masaya yatırırken, ezber bozan bir çıkışla dünyaya seslendi: “İsrail Netanyahu’ya mecbur değildir. Ortadoğu’da rejim değişikliği olacaksa İsrail’de olmalıdır.” Bu sözler, sadece bir siyasi eleştiri değil, bölgenin geleceğine dair radikal bir öngörünün ilanıydı. Bahçeli, küresel güçlerin insani değerleri hiçe sayarak kendi çıkar ağlarını genişletme çabasında olduğunu, teknolojik ve ekonomik hakimiyetin, hedef alınan ülkelerde etnik ve dini unsurları bir istikrarsızlık aracı olarak kullandığını net bir dille vurguladı. Yüz yıl önce emperyalist masalarda çizilen ve mazlum halkları sömürgeci canilere yem eden Sykes-Picot düzeninin revize edilme arzusunun, bugünkü kaosun temel sebeplerinden biri olduğunu belirterek, tarihin tekerrür ettiğine dikkat çekti. Aktörler ve araçlar değişse de, emperyalist emellerin asla değişmediğini de ekledi.

Siyonizmin Çıkmaz Sokağı ve Uluslararası Tepkiler

Bahçeli’ye göre, etnik ve mezhepsel olarak parçalanmış, güvensiz, marjinalize edilmiş bir bölge yaratma hedefi, siyonist barbarlığın ve ABD-İsrail ortak yapımı hukuksuzluğun bir ürünü. İsrail’in Gazze başta olmak üzere İran ve Lübnan üzerinde izlediği saldırgan politikalar, bölgeyi cehenneme çevirmiş, barış umudunu tamamen yok etmiştir. Bu durum, İsrail’i hem bölgenin hem de dünyanın huzuru için ciddi bir tehdit haline getirmiştir. ABD’nin Ortadoğu politikasının İsrail tarafından adeta esir alınması, Batı ve Amerikan halkında büyük bir tepkiye yol açmaktadır. İsrail’in katliam politikalarının, Yahudilerin dünya genelindeki algısını kötü yönde değiştirdiği ve yeni bir antisemitizm dalgasını beslediği tespiti ise oldukça çarpıcıydı. Dünya Yahudiliğinin, İsrail’in bu sürdürülemez halini görmesi ve Netanyahu’nun politikalarının Yahudiliği temsil etmediğini yüksek sesle haykırması gerektiğini belirten Bahçeli, İsrail’in artık Netanyahu’ya mahkum olmadığını ilan etme zamanının geldiğini vurguladı.

Trump’ın Çelişkisi ve Türkiye’nin Kritik Konumu

ABD Başkanı Trump’ın savaşları bitirme vaadiyle iktidara gelmesine rağmen, İsrail politikaları yüzünden kapanmayacak bir yara açtığını ve tamiri zor bir yıkım meydana getirdiğini ifade eden Bahçeli, 340 milyonluk ABD’nin 10 milyonluk İsrail’in “kan emici” Başbakanı Netanyahu’nun kuyruğuna takılmasının büyük bir felakete yol açtığını savundu. Böylesi bir Amerika’nın, ne büyük Amerika olabileceği ne de dünya barışı vadettiği açıktır. Savaşın uzamaması ve bir an önce ateşkesin sağlanması acil bir ihtiyaç olarak önümüzde durmaktadır. Küresel dengelerin değiştiği bu çalkantılı dönemde, Kıbrıs meselesinin Türkiye için sıradan bir dış politika konusu değil, milli bir dava ve vazgeçilmez bir egemenlik meselesi olduğunu da dile getiren Bahçeli, Türk devletleri teşkilatının bölgede barış ve istikrarın tesisine önemli katkı sağlayacağını vurguladı. Güney Kıbrıs’ın silaha boğulduğu bir dönemde, Kuzey Kıbrıs’ın yalnız bırakılmasının veya soydaşlara yönelen tehditlerin görmezden gelinmesinin beklenemeyeceğini de kararlılıkla ifade etti.

İç Cephede Yozlaşma ve Hesaplaşma Çağrısı

Dışarıdaki bu çalkantılı tabloya paralel olarak, Bahçeli, Türkiye’nin iç cephesini zayıflatmaya yönelik her söylem ve eylemin milli güvenliği doğrudan hedef aldığını sertçe belirtti. Devletin yanında durmak yerine dış mihrakların aklıyla konuşanların millet vicdanında karşılık bulamayacağını ifade etti. Özellikle son dönemde birbiri ardına ortaya saçılan rüşvet ve irtikap iddialarıyla gündeme gelen CHP’li belediyelere yönelik eleştiriler de dozunu artırdı. Bu iddiaların hukuki bir mesele olmaktan çıkıp, Cumhuriyet Halk Partisi’nin her kademesine sirayet eden siyasi bir yozlaşmanın açık göstergesi haline geldiğini savundu. Mustafa Kemal Atatürk’ün partisi olarak bilinen CHP’nin siyasal ve toplumsal ahlak anlayışının değiştiği, iltimas, yolsuzluk ve çarpık ilişki ağlarının derinleştiği bir tablo çizdi. Şehrin eminleri olması gerekenlerin emanete hıyanet ettiğini dile getiren Bahçeli, “Hiç kimse dokunulmaz değildir, hiçbir makam sorumsuzluk zırhı değildir. Hukukun üstünlüğü esastır ve bu tür iddiaların sonuna kadar üzerine gidilmesi, sorumluların hesap vermesi kaçınılmazdır” diyerek, bir iç hesaplaşmanın sinyallerini verdi. Türkiye’nin böylesine ağır küresel bir tabloda içeride güçlü, dirençli ve kenetlenmiş olmasının tarihi bir zorunluluk olduğunu hatırlattı; aksi takdirde dışarıdaki tehditlere karşı savunmasız kalacağı açıktı.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir