Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52. yıl dönümü dolayısıyla yazılı bir açıklama yapan MHP Lideri, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin gücünü tüm dünyaya bir kez daha gösterdiği bu tarihi günün önemini vurguladı. Rum-Yunan ortaklığının ilhak hayallerinin Akdeniz’in sularına gömüldüğünü belirten MHP Lideri, Ankara ile Lefkoşa’nın kaderinin birbirinden ayrılamayacağını, adadaki Türk varlığının Türkiye’nin güvenliği ve itibarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu ifade etti.
Kıbrıs Türkü Ada’nın Asli Sahibidir
Kıbrıs Türk halkının adadaki varlığının 1 Ağustos 1571’de Mağusa’nın fethiyle kökleştiğini hatırlatan MHP Lideri, Kıbrıs Türkü’nün kendi kaderini tayin etme hakkına sahip egemen bir toplum olduğunu belirtti. Türk Mukavemet Teşkilatı’nın (TMT) ve mücahitlerin yazdığı kahramanlık destanını selamlayan lider, Türk askerinin adadaki varlığını ve Türkiye’nin garantörlüğünü “işgal” olarak niteleyenlerin, geçmişte dökülen Türk kanını ve yaşanan zulmü bilinçli olarak gizlemeye çalıştığını kaydetti.
Avrupa Parlamentosu Raporuna Sert Tepki
Türk askeri varlığının Doğu Akdeniz’deki barışın tek teminatı olduğunu söyleyen MHP Lideri, Avrupa Parlamentosu’nun (AP) kabul ettiği 2025 yılı Türkiye Raporu’nu sert sözlerle eleştirdi. Raporda yer alan federasyon modeli dayatmalarını reddeden lider, Kıbrıs’ın geleceğine yön verecek iradenin Brüksel’de değil, şehitlerin kanıyla sulanmış topraklar üzerinde kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde olduğunu belirtti. AP’nin değerlendirmelerini siyaseten geçersiz ve yok hükmünde sayan MHP Lideri, kalıcı barışın ancak adada iki ayrı egemen devletin varlığının tescil edilmesiyle mümkün olacağını kaydetti.
Kaynak: Hürriyet






