Geçtiğimiz yılın Mayıs ayında, İzmir’in Menemen ilçesinde bir bahar sabahı, neşeyle başlayan bir okul etkinliği, Türkiye’yi yasa boğan bir trajediyle noktalanmıştı. Yahşelli Mahallesi’nde bir düğün salonunda düzenlenen anaokulu kahvaltısı, sadece bir ailenin değil, tıp dünyasının da yüreğine ateş düşürdü. İzmir Şehir Hastanesi Çocuk Acil Tıp Kliniği’nin sevilen hekimlerinden 35 yaşındaki Dr. Mehmet Fatih Baltacı ve aynı yaştaki eşi Güler Baltacı, etkinliğin ardından salondan ayrılırken, giriş kapısındaki devasa dekoratif kemerin üzerlerine devrilmesi sonucu hayatlarını kaybetmişti. Yanlarında bulunan ve mucize eseri yara almadan kurtulan küçük kızlarının tanıklık ettiği bu feci olay, Türkiye’de ‘güvenlik mi, yoksa estetik mi?’ tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Hukuk Mücadelesinde Sona Gelindi: İhmal ve Ceza
Olayın hemen ardından başlatılan adli süreçte, salon işletmecisi İsmet C. tutuklanarak cezaevine gönderilmiş, anne ve babası ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Karşıyaka 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasında, adaletin terazisi son sözünü söyledi. Cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanık İsmet C.’nin ‘Taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçundan cezalandırılmasını talep ederken, işletme yönetiminde doğrudan sorumluluğu tespit edilemeyen baba G.C. için beraat istedi. Mahkeme heyeti, bilirkişi raporları ve toplanan deliller ışığında, işletme kusurunun kaçınılmaz bir facia doğurduğuna hükmederek İsmet C.’yi 8 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırdı. Tutuksuz yargılanan baba G.C. ise suçun unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraat etti.
Estetik Kaygıların Can Güvenliğinin Önüne Geçtiği Bir Trajedi
Bu karar, sadece bir ceza mahkumiyeti değil, aynı zamanda kamuya açık alanlardaki denetimsizliğin ve mühendislik hesaplamalarından yoksun dekoratif yapıların ne denli ölümcül olabileceğine dair bir ders niteliği taşımaktadır. Uzmanlar, özellikle sosyal alanlarda kullanılan ağır dekorların sabitlenmesi ve periyodik denetimlerinin yapılmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. Dr. Baltacı gibi yetişmiş bir değerin ve eşinin, böylesine ‘basit’ görünen ancak ağır bir ihmal içeren kaza sonucu kaybedilmesi, toplumsal vicdanda derin yaralar açtı. Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde ebediyete uğurlanan Baltacı çiftinden geriye, anne ve babasını bir ihmalin kurbanı veren, ancak yaşama tutunan küçük bir çocuk ve hukuk sisteminin bu tür acıların tekrarlanmaması adına verdiği hapis kararı kaldı. Kararın, işletmelerin güvenlik önlemlerine bakış açısını değiştirecek bir emsal teşkil etmesi bekleniyor.






