Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dilekçe Komisyonu, Ocak ayında adeta dilekçe yağmuruna tutuldu. Vatandaşların doğrudan yönetime katılımının en somut örneği olan bu komisyona, yılın ilk ayında tam 2 bin 133 başvuru ulaştı. Yapılan başvuruların istatistiklerine baktığımızda ise erkeklerin kadınlara oranla çok daha aktif olduğu görülüyor; 1670 erkek vatandaşa karşılık, 456 kadın vatandaş taleplerini iletti. Ancak sayısal verilerden ziyade, dilekçelerin içeriği toplumun nasıl bir değişim ve beklenti içinde olduğunu, vatandaşın neleri dert edindiğini gözler önüne seriyor.
Eğitimden Sağlığa Vatandaşın Ezber Bozan Talepleri
Komisyona ulaşan ve inceleme sırasına alınan talepler arasında en çok dikkat çekenlerden biri, üniversitelerdeki disiplin ve eşitlik vurgusu oldu. Bir vatandaş, hem akademik personele hem de öğrencilere üniforma zorunluluğu getirilmesi için yasal düzenleme yapılmasını talep etti. Bunun yanı sıra halk sağlığını yakından ilgilendiren bir diğer başvuru ise sosyal hayatta büyük yankı uyandıracak cinsten. Açık alanlarda yürüyerek sigara içenlerin çevresine verdiği zarara dikkat çeken bir başka vatandaş; kül, duman ve izmarit kirliliğinin önlenmesi adına yürüyerek sigara içilmesinin yasaklanmasını ve sadece belirli noktalarda içim alanı oluşturulmasını istedi. Bu talebin, pasif içicilik ve çevre temizliği konusunda toplumsal bir farkındalık yaratması bekleniyor.
Eğitim alanındaki talepler ise sadece üniforma ile sınırlı kalmadı. Astroloji eğitimlerinin müfredata girmesi, üniversitelerde astroloji bölümlerinin açılması ve Milli Eğitim Bakanı’nın bizzat öğretmenler tarafından seçilmesi gibi demokratik ve ilgi çekici öneriler dosyalar arasındaki yerini aldı. Uzmanlar, bu tür taleplerin vatandaşın eğitim sistemine olan ilgisini ve branşlaşma konusundaki farklı bakış açılarını yansıttığını belirtiyor.
Adalet ve Sosyal Hayatta Yeni Düzenleme Beklentisi
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte yargı sistemine dair talepler de dijitalleşmeye başladı. Bir başvuru sahibi, mahkemelerde yapay zekâ ile yargılama yapılması yönünde görüş bildirirken; bir diğeri ise yargı mensuplarının verdikleri hatalı kararlardan maddi olarak sorumlu tutulmalarını talep etti. Özellikle son yıllarda gündemden düşmeyen sosyal medya fenomenleri de vatandaşın radarında. Yolda tanımadığı kişilere şaka yapan veya izinsiz görüntü çeken fenomenlere cezai yaptırım uygulanması isteği, kişisel verilerin korunması ve huzur hakkı açısından büyük önem taşıyor.
Listenin en ilginç ve manevi yönü ağır basan önerisi ise Meclis’in ismine yönelik oldu. Bir vatandaş, ‘Türkiye Büyük Millet Meclisi’ adının ‘Büyük Türkiye Millet Meclisi’ olarak değiştirilmesini önerdi. Bununla birlikte ehliyet zorunluluğunun kaldırılması, dövmecilerin kapatılması ve banka çalışanlarına yıpranma payı verilmesi gibi geniş bir yelpazeye yayılan bu dilekçeler, komisyon tarafından titizlikle incelenmeye devam ediyor. Vatandaşın sesi olan bu başvurular, aslında toplumun her kesiminin kendine has bir çözüm arayışı içinde olduğunu kanıtlıyor.






