Sessizliği Bozan Silah Sesleri: Bir Hayatın Sonu
Mardin’in Derik ilçesine bağlı Bozok Mahallesi, bu sabahın ilk ışıklarıyla birlikte sadece güneşin doğuşuna değil, sessizliği yırtan silah seslerine de tanıklık etti. Kendi halinde, ekmeğinin peşinde olan genç çoban Emrah Aksu, merada hayvanlarını otlatırken henüz kimliği belirlenemeyen kişi ya da kişilerin hedefi oldu. Bu saldırı sadece bir canı aramızdan koparmakla kalmadı, aynı zamanda kırsal bölgelerdeki güvenlik ve korumasızlık gerçeğini bir kez daha sert bir şekilde yüzümüze çarptı.
Mera kavgaları mı, eski bir husumet mi yoksa sadece savunmasız bir insanı hedef alan kör bir öfke mi? Sebebi her ne olursa olsun, bir insanın hayatının bu kadar kolay harcanabilmesi, sistemin en ücra köşelerdeki gediklerini açıkça gösteriyor. Olayın ardından bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edilse de, coğrafyanın zorluğu ve mesafeler yine en büyük engel olarak karşımıza çıktı. Dağ başında bir canın bedeli, maalesef bazen bir mermiden daha ucuz hale getiriliyor.
Zamana Karşı Yarış ve Çaresiz Bekleyiş
Saldırı sonrası ağır yaralanan Emrah Aksu için saniyeler değil, saliseler hayati önem taşıyordu. Yakınları, ambulansın ulaşmasını beklemeden Aksu’yu kendi araçlarıyla yola çıkardı. Bu sahne, Türkiye’nin kırsalında yaşanan pek çok trajedinin özeti gibidir: Devletin profesyonel yardımı ulaşana kadar, vatandaşın kendi imkanlarıyla hayata tutunma çabası… Derik Devlet Hastanesi’ne ulaştırılan Aksu, doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayata gözlerini yumdu.
Bir çobanın ölümü, modern şehirli bir bakış açısı için sadece sıradan bir ‘üçüncü sayfa haberi’ gibi görünebilir. Oysa bu olay, hayvancılıkla geçinen bölge halkı için ciddi bir travma ve derin bir güvenlik kaygısı anlamına geliyor. Dağda, merada, tek başına hayvanlarını otlatan birinin can güvenliğini kim, nasıl sağlayacak? Bugün Emrah Aksu’yu hedef alan o mermi, aslında kırsaldaki huzura ve emekçinin güvenliğine sıkılmış demektir.
Soruşturmanın Seyri ve Adalet Arayışı
Olayın hemen ardından Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırılan cenaze, yapılacak otopsinin ardından toprağa verilecek. Ancak asıl mesele, o tetiği çeken ellerin ve arkasındaki karanlık motivasyonun bir an önce gün yüzüne çıkarılmasıdır. Jandarma ekipleri bölgede geniş çaplı bir inceleme başlattı ve delilleri toplamaya devam ediyor.
Soruşturma derinleştikçe, olayın faili ya da failleri yakalanacaktır. Fakat giden canın geri gelmediği bu düzende, ‘neden’ sorusu hep asılı kalacak. Kırsal kalkınmadan ve modern tarım politikalarından bahsedenlerin, önce kırsalın asayişinden ve insan hayatının dokunulmazlığından başlaması gerekiyor. Emrah Aksu’nun başına gelen bu dram, bölgedeki sosyal gerilimlerin ve kontrolsüz şiddetin vahametini bir kez daha kanıtlıyor. Şimdi gözler, adaletin ne kadar hızlı tecelli edeceğine çevrilmiş durumda.






