Malatya’da 5.6 Büyüklüğünde Sarsıntı: Battalgazi Odak Noktası
Malatya’nın Battalgazi ilçesinde meydana gelen 5.6 büyüklüğündeki deprem, bölge halkında büyük bir panik yarattı. AFAD verilerine göre kaydedilen bu sarsıntı, çevre illerde de hissedilirken gözler uzmanların yapacağı açıklamalara çevrildi. Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, sarsıntının kaynağına dair çarpıcı teknik detaylar paylaştı.
Uluova-Yeşilyurt Fay Zonu Mercek Altında
Depremin ardından yapılan ilk incelemeler, sismik kaynağın Doğu Anadolu Fayı’ndan ayrılan Uluova-Yeşilyurt Fay Zonu olduğunu ortaya koyuyor. Yaklaşık 200 kilometre uzunluğa sahip olan bu devasa fay hattı, Keban Baraj Gölü’nün güneyinden başlayarak Karakaya Baraj Gölü’ne kadar uzanıyor. Kale ilçesinden geçerek Malatya’nın güneyinde iki farklı kola ayrılan bu hat, sismik hareketliliğin yoğun olduğu bir bölgeyi kapsıyor.
6 Şubat Depreminin Tetikleme Etkisi mi?
Bilim dünyasının üzerinde durduğu en kritik nokta, bu sarsıntının 6 Şubat 2023’te yaşanan büyük felaketle bağlantısı olup olmadığıydı. Prof. Dr. Sözbilir, elde edilen verilerin bu depremi 6 Şubat Kahramanmaraş-Pazarcık depreminin bir tetiklemesi olarak değerlendirilebileceğini belirtti. Özellikle Çığlık Fayı’na kadar uzanan bu sistem, bölgedeki enerji transferinin devam ettiğini gösteriyor. Uzmanlar, depremin odak mekanizmasının “sol yanal doğrultu atımlı” özellik gösterdiğini, bunun da bölgedeki faylanma rejimiyle birebir örtüştığünü vurguluyor.
Hendeklerdeki Korkutan Gerçek: Yıkıcı Deprem Potansiyeli
2025 yılından bu yana AFAD ve TÜBİTAK destekli projeler kapsamında incelenen bölgede, yer altı tarihçesini araştıran paleosismolojik hendek çalışmaları yürütülüyor. Fırat, Çukurova ve 19 Mayıs gibi çeşitli üniversitelerden bilim insanlarının dahil olduğu bu araştırmalarda, fay hattının geçmişte yüzey faylanması yaratan büyük ve yıkıcı depremler ürettiği saptandı. Bu durum, Uluova-Yeşilyurt Fay Zonu’nun gelecekte de ciddi bir risk barındırdığını bilimsel bir gerçek olarak önümüze koyuyor.
Hasarlı Yapılar İçin Hayati Çağrı
Şans eseri son depremin büyüklüğü can ve mal kaybı sınırının altında kalsa da, uzmanlar rehavete kapılmamak gerektiği konusunda hemfikir. Özellikle daha önceki sarsıntılarda yorulmuş veya hasar almış binaların bu tip orta ölçekli depremlerle risk seviyesinin arttığı hatırlatılıyor. Prof. Dr. Sözbilir, evlerinde çatlak veya hasar gözlemleyen vatandaşların vakit kaybetmeden resmi kurumlara başvurması ve yetkililerin yönlendirmelerine göre hareket etmesi gerektiğinin altını çizdi. Bölgedeki sismik hareketlilik yakından takip edilmeye devam ediyor.






