MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9808 ▲ %0,02
EURO 53,5307 ▲ %0,29
ALTIN 6.597,72 ▲ %0,66

Mahkemede Şok İtiraf: İmamoğlu Davasında Kartlar Açıldı

Duruşma Salonunda Soğuk Rüzgarlar: Rüşvet İtirafı

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve Türkiye gündemine bomba gibi düşen davada, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonu tarihi anlara sahne oldu. Örgüt yöneticisi sıfatıyla tutuklu yargılanan Adem Soytekin’in savunması, siyaset ve iş dünyası arasındaki o karanlık dehlizleri bir bir araladı. Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan’ın soruları karşısında köşeye sıkışan Soytekin, daha önce ‘iş ücreti’ olarak tanımladığı ödemelerin gerçek mahiyetini ilk kez bu kadar net bir dille ifade etti: “Rüşvetti başkanım, rüşvet.”

KİPTAŞ ve 1,5 Milyon Dolarlık Trafik

Dosyanın en can alıcı noktalarından biri olan KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt’a gönderilen paralar konusu, duruşmanın seyrini tamamen değiştirdi. Soytekin, Ali Kurt’a gönderilen 1,5 milyon doların ne amaçla verildiği sorusuna, hiçbir tereddüt göstermeden “Ali Kurt şahsına çalışır, o para rüşvetti” cevabını verdi. Bu beyanlar, kamu iştirakleri üzerinden dönen iddiaların boyutunu gözler önüne sererken, savunma tarafında derin bir sessizliğe neden oldu. Müteahhitlerden alınan paraların nasıl bir sistemle dağıtıldığına dair anlatılanlar, yolsuzluk iddialarının sadece buzdağının görünen kısmı olduğunu kanıtlar nitelikteydi.

Operasyon Sızıntısı ve ‘Tedbirini Al’ Talimatı

Duruşmanın en çarpıcı iddialarından biri ise operasyon öncesinde yaşanan gizli trafik oldu. Soytekin, savcının soruları üzerine Ekrem İmamoğlu’nun kendisine bizzat “Hazırlıklı ol, operasyon yapılacak, sen de listedesin” dediğini iddia etti. Hatta bu görüşmenin İmamoğlu’nun konutunda gerçekleştiğini ve değerli varlıkların Turan Taşkın Özer’e emanet edilmesi yönünde telkinler aldığını öne sürdü. Eğer bu iddialar somut delillerle desteklenirse, sadece bir yolsuzluk davası değil, aynı zamanda yargıya müdahale ve gizliliğin ihlali gibi çok daha ağır suç başlıklarının açılması işten bile değil.

Para Kuleleri ve Sahte Bağış Makbuzları

Kamuoyunun ‘para kuleleri’ olarak bildiği CHP binasının satın alınma süreci de duruşmada geniş yer buldu. Soytekin, belediyelerden toplanan paraların elden taşındığını ve bu süreci maskelemek için kendilerinden ‘yapılmamış bağışların makbuzlarının’ istendiğini itiraf etti. Turan Taşkın Özer’in ofisinde yapılan bu görüşmenin İmamoğlu’nun talimatıyla gerçekleştiğini söylemesi, davanın siyasi ayağındaki gerilimi zirveye taşıdı. Soytekin’in “Keşke dinleseydim, şirketlerime el konuldu” serzenişi ise sistemin içindeki aktörlerin nasıl bir çıkmaza girdiğinin acı bir özeti gibiydi.

İmamoğlu’nun Hamlesi: Ticari Geçmiş Vurgusu

İddiaların odağındaki isim olan Ekrem İmamoğlu ise söz alarak doğrudan Soytekin’e yöneldi. 2008 yılından bu yana süregelen ticari ilişkilerine atıfta bulunan İmamoğlu, “İmamoğlu İnşaat ile yaptığınız ticarette alacağınız kaldı mı?” sorusuluyla Soytekin’in güvenilirliğini ve ticari ahlakını sorguladı. Soytekin’in “Alacağım yok” cevabı, taraflar arasındaki ilişkinin derinliğini doğrularken, bu karmaşık davanın daha uzun süre Türkiye’nin öncelikli meselesi olacağını gösteriyor. Gelecek oturumlarda sunulacak dijital veriler ve tanık beyanları, bu kirli ağın tüm düğümlerini çözecek gibi duruyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir