Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhuriyet’in ikinci asrına dair vizyonu, devletin sahadaki en üst temsilcileri olan 81 ilin valisiyle paylaştı. Meclis Tören Salonu’nda gerçekleşen ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin de hazır bulunduğu zirve, sadece bir idari toplantı değil, aynı zamanda sarsılan dünya düzenine karşı Türkiye’nin yeni dönem yol haritasının ilanı niteliğindeydi. Kurtulmuş’un mesajlarında öne çıkan en kritik kavram ise ‘iç kale’yi tahkim etmek ve devlet-millet kaynaşmasını bir slogan olmaktan çıkarıp toplumsal bir gerçekliğe dönüştürmek oldu.
Uluslararası Sistemde Kuralsızlık ve Orman Kanunu Dönemi
Kurtulmuş’un konuşmasındaki en çarpıcı bölümlerden biri, küresel kurumların işlevsizliğine dair yaptığı sert ve gerçekçi analizdi. Birleşmiş Milletler’den NATO’ya kadar mevcut uluslararası yapıların artık dünya sorunlarını çözme kapasitesini tamamen yitirdiğini belirten Kurtulmuş, siyaset bilimi ve hukuk fakültelerinde öğretilen klasik teorilerin raf ömrünü tamamladığını ifade etti. Venezuela örneği üzerinden kuralsızlığın nasıl bir ‘norm’ haline getirildiğine dikkat çeken TBMM Başkanı, dünyada ‘Vestfalya düzeni’ ve 1991 sonrası oluşan dengelerin yıkıldığını, yerini ‘orman kanunlarının’ aldığı bir türbülans dönemine girdiğimizi vurguladı.
Bu kaotik ortamda ayakta kalmanın tek yolunun ‘güçlü ve büyük Türkiye’ idealinden geçtiğini söyleyen Kurtulmuş, bu gücün sadece askeri veya ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal barış ve adaletle perçinlenmiş bir ‘iç kale’ ile mümkün olabileceğini hatırlattı. Kurtulmuş’a göre, sözün tesirli olabilmesi için bileğin de güçlü olması gereken bu coğrafyada, içerdeki ayrılıkları ortadan kaldırmak bir tercih değil, milli bir sorumluluktur.
Valilik Makamı: Devlet Ciddiyetinin ve Şefkatinin Sahadaki Yüzü
Halka en yakın noktada duran mülki idare amirlerine hitap eden Kurtulmuş, valilik makamının yeni dönemdeki misyonunu ‘şehrin anası ve babası’ olmak şeklinde tanımladı. ‘Bu vali benim ailemden biri’ dedirtebilen bir yönetim anlayışının devlet-millet kaynaşmasındaki hayati rolüne değinen Kurtulmuş, kayırmacılıktan uzak, her ferdi kucaklayan bir adaletin önemine dikkat çekti. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de bu vizyonu destekleyerek, ‘Mülk’ kavramının sadece toprak parçası değil, adaletle taşınması gereken ilahi bir emanet olduğunun altını çizdi.
Suriye’deki yeni döneme dair de umut verici bir projeksiyon sunan Kurtulmuş, bölgede terörden arındırılmış, Türkmen, Arap ve Kürt unsurların bir arada, bütünleşik bir yapıda yaşayacağı bir Suriye’nin sadece komşu ülkenin değil, tüm bölgenin hayrına olacağını belirtti. Türkiye’nin bu tarihi süreçte hem içerde hem dışarda barışı ve birliği tesis etme noktasında kararlı olduğunun mesajı, Ankara’dan tüm dünyaya ve 81 ile bu güçlü ifadelerle dağıldı.






