Sultan Murad Caddesi’nde Alevler Geceyi Aydınlattı
Küçükçekmece’de yükselen alevler, sadece bir dükkanı değil, şehirdeki güvenlik denetimsizliğini de bir kez daha tokat gibi yüzümüze çarptı. Saat 21.30 sularında Sultan Murad Mahallesi’nin en işlek noktalarından birinde, üç katlı bir binanın giriş katı adeta bir cehenneme döndü. Henüz belirlenemeyen bir nedenle başlayan yangın, saniyeler içinde tüm işletmeyi esir alırken, mahalle sakinleri büyük bir panikle sokağa döküldü. Bu manzara, İstanbul’un bitişik nizam mahallelerinde can güvenliğinin ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu kanıtlar nitelikteydi.
Dumandan Etkilenen İşçiler ve Can Pazarı
Yangının başlamasıyla birlikte içeride bulunan üç çalışan, alevlerin arasından kendilerini dışarı zor attı. Ancak yoğun dumanın etkisiyle fenalaşan işçilere ilk müdahale, olay yerine sevk edilen ambulanslarda yapıldı. İhbar üzerine bölgeye kısa sürede polis, itfaiye ve sağlık ekipleri intikal etti. İtfaiyenin yoğun çabasıyla alevler üst katlardaki dairelere sıçramadan kontrol altına alındı. Eğer müdahalede dakikalarca gecikilseydi, şu an bir mal kaybını değil, onlarca insanın hayatını kaybettiği bir faciayı konuşuyor olacaktık.
Çarpık Kentleşme ve Yangın Riski
Küçükçekmece gibi nüfus yoğunluğunun tavan yaptığı ilçelerde, apartman altlarındaki dükkanlar her an patlamaya hazır birer bomba gibi duruyor. Sultan Murad Caddesi’ndeki bu olay, iş yerlerindeki yangın güvenliği ve denetim mekanizmalarının ne kadar yetersiz kaldığını gözler önüne serdi. Vatandaşların cep telefonu kameralarına yansıyan o dehşet anları; insanların çaresizliğini, alevlerin kontrolsüz gücünü ve saniyelerin ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha gösterdi. Yangının çıkış sebebiyle ilgili inceleme başlatıldı ancak teknik raporlar ne derse desin, sokaktaki gerçek değişmiyor: Şehir güvenliğimiz alarm veriyor.
Denetimsizlik ve İhmal Zinciri mi?
Olayın ardından iş yeri tamamen kullanılamaz hale gelirken, mahallede büyük bir maddi hasar meydana geldi. Yetkililer elektrik kontağı veya benzeri bir arıza üzerinde dursa da, asıl sorgulanması gereken bu tür işletmelerin periyodik kontrollerinin ne sıklıkla yapıldığıdır. Yangın tüplerinin doluluğundan, acil çıkış kapılarının varlığına kadar pek çok hayati detay, genellikle bir felaket yaşandıktan sonra hatırlanıyor. Küçükçekmece’deki bu duman kokusu kısa sürede dağılabilir, fakat mahallelinin zihnindeki ‘sıra bizim binamıza mı gelecek?’ korkusunu silecek bir adım henüz atılmış değil.





