MENÜ
07 Haziran 2026 Pazar
DOLAR 46,1116 ▲ %0,02
EURO 53,1487 ▼ %0,94
ALTIN 6.409,16 ▼ %3,23

Köy Okulları Kapanmıyor: 80 Yaşındaki Fatma Nine’nin Okuma Zaferi

Eğitim, sadece dört duvar arasında gerçekleşen bir eylem değil; bir insanın dünyayı anlama, kendini tanıma ve özgürleşme çabasıdır. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in son açıklamaları, bu kutsal çabayı köylerin en ücra köşelerine kadar taşımayı hedefleyen devrim niteliğinde bir adımın habercisi oldu. Artık milyonlarca küçük kalbin yollarda yorulması yerine, bilginin taşıyıcısı olan öğretmenlerin köylere misafir olacağı yeni bir dönem başlıyor. Bu model, sadece bir idari değişiklik değil, aynı zamanda sönmek üzere olan köy okullarının ışığını yeniden yakma mücadelesidir.

Eğitimde Taşımalı Model Tersine Dönüyor: Köy Okulları Yaşayacak

Bakan Yusuf Tekin, yaklaşık 2 milyon öğrencinin her gün merkez okullara taşınmasının yarattığı fiziksel ve ruhsal yorgunluğa dikkat çekerek, sistemi kökten değiştirecek bir öneri sundu. “Öğrencileri değil, öğretmenleri taşıyabiliriz” diyen Tekin, bu sayede öğrenci sayısı azaldığı için kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kalan okulların kapılarına kilit vurulmayacağını belirtti. Yaklaşık 15 bin öğretmenin mobil bir sistemle çevre okullara ulaşması hedefleniyor. “A Kategori Merkez Okul” olarak belirlenecek eğitim yuvalarında, öğretmenler hem kendi okullarında ders yükünü dolduracak hem de ihtiyaç duyulan çevre köylerde bilgi tohumları ekecek. Bu adımın, özellikle kırsal bölgelerdeki toplumsal dokuyu güçlendirmesi ve çocukların aile ortamından kopmadan eğitim almalarını sağlaması bekleniyor. Uzmanlara göre bu model, köylerin sadece birer yerleşim yeri değil, birer yaşam ve kültür merkezi olarak kalmasına olanak tanıyacak.

80 Yıllık Özlem: Fatma Nine’nin Okuma Yazma Sevinci

Bakanlığın bu vizyoner yaklaşımı, Bartın’ın Yıldız köyünde yaşayan 80 yaşındaki Fatma Koç gibi nice insanın hikayesiyle derin bir anlam kazanıyor. Hayatı boyunca okul özlemi çeken, maddi imkansızlıklar ve okulların uzaklığı nedeniyle çocukken kalem tutamayan Fatma Nine, ömrünün son baharında büyük bir cesaretle Halk Eğitim Merkezi’nin kapısını çaldı. 5 çocuk ve 13 torun sahibi olan bu koca çınar, yurtdışındaki kızının gönderdiği kalem ve defterlerle çocukluk hayaline ilk adımı attı. Haftada iki gün, yağmur çamur demeden bindiği servisle okuluna kavuşan Fatma Nine, 5 ay gibi kısa bir sürede okuma yazmayı sökerek hayatındaki en büyük engeli aşmayı başardı.

Yaşadığı zorlukları anlatırken sesi titreyen Fatma Koç, “Okumamanın zorluğunu çok çektim. Hastaneye tek başıma gidemezdim, yanımda kimse yoksa pazara bile çıkamazdım” diyerek, bir insanın kendi dünyasında yaşadığı mahcubiyeti ifade ediyor. Bugün ise kendi işini kendi görebilmenin, tabelaları okuyabilmenin verdiği o tarifsiz huzuru yaşıyor. Eğitmeni Hüseyin Kocael’in de belirttiği gibi, Fatma Nine’nin bu azmi sadece bir başarı öyküsü değil; öğrenmenin yaşının olmadığını kanıtlayan bir umut ışığıdır. Eğer köy okulları açık kalırsa ve öğretmenler öğrencilerin ayağına giderse, Fatma Nine gibi daha nice yetenekler ve hayaller, mesafelerin kurbanı olmayacak.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir