MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9808 ▲ %0,02
EURO 53,5307 ▲ %0,29
ALTIN 6.597,72 ▲ %0,66

Kızlarını Toprağa Verdiler: Şimdi ‘Kaporta’ Parasını Onlardan İstiyorlar!

Bursa’nın Kalbinde Bir Facia: Zeynep Naz’ın Bitmeyen Çilesi

Bursa’nın en işlek caddelerinden Fatih Sultan Mehmet Bulvarı, 9 Ekim 2024 akşamı, 16 yaşındaki Zeynep Naz Sarıkaya’nın hayallerini bir anda çaldı. TOFAŞ-Keravnos basketbol maçından evine dönerken, bir anlık dalgınlık ya da daha doğrusu bir cüretkarın sorumsuzluğu, gencecik bir hayatı paramparça etti. Şehit Onbaşı Hakan Yutkun Anadolu Lisesi son sınıf öğrencisi Zeynep Naz, hayatının baharındaydı, geleceğe dair umutları, polis olma hayalleri vardı. Ancak 20 yaşındaki Efe Şayık’ın kontrolündeki kamyonet, hız sınırının 30 kilometre olduğu bir bölgede 82.8 kilometre hızla seyrederek, onun tüm umutlarını çiğneyip geçti. Zeynep Naz, on gün süren yaşam savaşını kaybetti. Bu şehirde her gün onlarca can, bu çarpık düzen ve denetimsizlik yüzünden mi heba olacak?

Hız Canavarı ve Adaletin Kör Noktası

Olay sonrası kaza yerinden kaçan, ancak daha sonra polise teslim olan Efe Şayık’ın ehliyetsiz olduğu ortaya çıktı. Evet, yanlış duymadınız: Ehliyetsiz, sorumsuz ve hız limitlerini hiçe sayan bir canavar. Bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan yargılandı ve 20 Haziran 2025’te sadece 2 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bir canın bedeli bu kadar mı ucuz? Trafikteki bu ölümcül oyunların cezasız kalması, yolları adeta birer ölüm tuzağına çeviriyor. Bursa gibi devasa bir metropolde, her köşe başında pusuya yatmış bir trafik terörü kol gezerken, bu kadar hafif cezalar ne anlama geliyor? Bu kararın, yitip giden bir genç kızın hayatıyla ölçülemeyecek kadar hafif olduğunu düşünen Sarıkaya ailesi, adaletin tecelli etmesi için dosyayı istinaf mahkemesine taşıdı. Ama gerçek adalet ne zaman tecelli edecek? Bu kararlar, yolları kan gölüne çeviren diğer sorumsuz sürücülere ne gibi bir mesaj veriyor?

Vicdansızlığın Zirvesi: Kaporta Faturası Mağdura Kesildi

Asıl akıllara durgunluk veren, kan donduran kısım ise şimdi başlıyor. Sarıkaya ailesi, kızlarının ölümünden sonra bir de asliye hukuk mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açarken, karşı taraftan gelen hamle tüm vicdanları dondurdu. Efe Şayık’ın ailesi, kazaya Zeynep Naz’ın kırmızı ışıkta geçerek neden olduğunu iddia edip, şirketlerine ait kamyonetin kaportasında oluşan tam 300 bin 3 kuruşluk hasarın, faiziyle birlikte Sarıkaya ailesinden tahsil edilmesini talep etti. Kırk sekiz parça hasar, 56 liralık bir cıvatadan, 1489 liralık tampon köpük dolgusuna kadar kalem kalem listelenmiş. Bu nasıl bir zihniyettir, bu nasıl bir insafsızlıktır? “Kızımın kemiklerini kırıp ciğerlerini patlatan kaportanın parasını benden istiyorlar. Bunun da faturasını bize kesiyorlar” diye feryat eden baba Yetkin Sarıkaya’nın isyanı, hepimizin isyanı olmalı. Anne Ümmügülsüm Sarıkaya’nın “Benim kızım polis olmak istiyordu. Şimdi demir parçasının peşine düşmüşler” sözleri ise, bu korkunç olayın insani boyutunu gözler önüne seriyor. Bu şehirde, bir can mı daha değerli demir yığını mı?

Şehir Suçlu, Sistem Yetersiz, İnsanlık Nerede?

Bu olay sadece Zeynep Naz Sarıkaya’nın trajedisi değil, aynı zamanda bizim şehirlerimizin, trafik anlayışımızın ve ne yazık ki hukuk sistemimizin de bir aynası. Ehliyetsiz sürücüler, denetimsiz yollar, ihlal edilen hız limitleri ve ardından gelen trajik kayıplar. Fatih Sultan Mehmet Bulvarı gibi ana arterlerde, okulların dibinde neden bu tür facialar yaşanıyor? Kent planlaması neden hala yaya güvenliğini en sona atıyor? Ve en önemlisi, bir çocuğun ölümüne sebep olan bir olayın ardından, mağdur aileden aracın hasar bedelini talep edebilecek bir vicdansızlık nasıl ortaya çıkabiliyor? Bu dava, sadece bir hukuki süreç değil, aynı zamanda insanlığımızın da test edildiği bir turnusol kağıdıdır. Yitirilen sadece bir can değil, aynı zamanda bu toplumun vicdanı ve adalete olan inancıdır. Bu şehrin sokaklarında adalet arayışı bitmeyecek, bitmemeli!

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir