MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9795 ▲ %0,02
EURO 53,5436 ▲ %0,30
ALTIN 6.626,49 ▲ %1,10

KİPTAŞ Dosyasında Fırtına: Dev Projede Gizli Toplantı!

Beton Ormanlarının Gölgesinde Hesaplaşma

Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun hemen karşısındaki o devasa duruşma salonu, bugün İstanbul’un mimari kaderini belirleyen isimlerin savunmalarına sahne oldu. Şehrin akciğerlerine hançer gibi saplanan dev projelerin, kentsel dönüşüm adı altında yükselen beton kütlelerinin ve kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıkların gölgesinde, adalet mekanizması tüm çarklarıyla işliyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile birlikte Şişli ve Beylikdüzü Belediye Başkanları da sanık sandalyesindeydi. Ancak günün en çarpıcı çıkışı, bir dönemin kentsel dönüşüm mimarı olarak bilinen KİPTAŞ AŞ Genel Müdürü Ali Kurt’tan geldi.

Mal Varlığı ve Milyonluk Savunma

Ali Kurt, mahkeme heyeti karşısında yaptığı savunmada, sadece bir bürokrat değil, aynı zamanda 13 yıldır üst düzey yöneticilik yapmış bir profesyonel olduğunu hatırlattı. Tutuklanmadan önce aylık 400 bin TL geliri olduğunu belirten Kurt, mal varlığı üzerindeki spekülasyonlara sert tepki gösterdi. ‘Huzur hakkı alıyorum, standartların üzerinde bir gelirim var’ diyerek, üzerine atılı suçlamaların maddi temeli olmadığını savundu. Hiçbir dijital materyalinde suç unsuru bulunmadığını, ortada bir MASAK raporu dahi yokken tüm mal varlığına el konulmasının yarattığı mağduriyeti dile getirdi. Bu durum, sadece bir ceza davası değil, aynı zamanda finansal bir gerilim filminin senaryosunu andırıyor.

Vadi İstanbul ve 50 Dairelik Muamma

Duruşmanın en can alıcı noktası ise ‘Vadi İstanbul’ projesi etrafında dönen iddialardı. İnvest firmasının sahibi Bahattin Uçar’ın, 50 daireyi İBB personeline indirimli satması için baskı gördüğü iddiası salonu adeta buz kesti. Kurt, bu iddiaları reddederken, 250 bin metrekarelik devasa bir inşaat alanından bahsettiklerini vurguladı. ‘Böyle büyük bir işte, onay sürecinin bir ay sürmesi normal değil mi?’ sorusuyla, bürokratik prosedürlerin bir baskı aracı olarak kullanılamayacağını savundu. Şerefiyeler, arsa payları ve milyon dolarlık onay süreçleri… İstanbul’un göbeğinde yükselen bu beton devlerin arkasındaki her imzanın ne kadar ağır bir yük taşıdığı bir kez daha gün yüzüne çıktı.

Siyasi Figürler ve Şehrin Geleceği

Ekrem İmamoğlu’nun ‘6 yıl boyunca özel bir indirim istedim mi?’ sorusuna, Ali Kurt’un ‘Kesinlikle hayır’ yanıtı, davanın seyrini değiştirecek nitelikteydi. Öte yandan reklamcı Esma Bayrak’ın iddianame nedeniyle bozulan psikolojisine dair yaptığı duygusal savunma, davanın insani boyutunu da ortaya koydu. Bir mail göndermenin bile suç sayıldığı bir atmosferde, profesyonel hayatın nasıl bir kabusa dönüşebileceğini anlattı. İstanbul’un kentsel dönüşüm ve inşaat labirentlerinde kaybolan bu dosyalar, sadece bugünü değil, şehrin gelecekteki silüetini ve kamusal güveni de doğrudan etkiliyor. Adalet, betonun soğukluğunu ve evrakların karmaşasını aşarak bir karar verecek.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir