MENÜ
06 Haziran 2026 Cumartesi
DOLAR 46,1116 ▲ %0,02
EURO 53,1487 ▼ %0,94
ALTIN 6.409,16 ▼ %3,23

Kavacık’taki İyilik Cinayeti: Bir Uyarı Bin İhmal

Sessiz Kalınan Tehditler ve Bir İnsanın Kaybı

Beykoz Kavacık’ta bir akşam vakti, sadece işini yapmaya çalışan bir su kuryesini korumak isteyen 35 yaşındaki Alican Tekin’in hayatı, altı bıçak darbesiyle trajik bir şekilde son buldu. Bu olay sadece sıradan bir asayiş vakası değil; toplumdaki sessiz çığlıkların, görmezden gelinen uyarıların ve neme lazımcılığın bir insanı nasıl aramızdan kopardığının soğuk bir tablosudur. İstatistikler ve saha verileri bize şunu açıkça gösteriyor: Şiddet eğilimi gösteren bireyler, o nihai ve geri dönülemez eylemi gerçekleştirmeden önce çevrelerine onlarca ‘kırmızı alarm’ sinyali verirler. 23 yaşındaki saldırgan Murat Kaan Günaydın vakasında da tam olarak bu yaşandı; ancak bu sinyaller hiçbir otorite tarafından ciddiye alınmadı.

Sistematik Şiddet Görmezden mi Gelindi?

Olayın yaşandığı apartmanda üç yıldır devam eden bir gerginlik hattı olduğu ortaya çıktı. Ailenin ifadelerine göre, saldırgan şahıs daha önce defalarca kuryelerle, komşularla ve yoldan geçenlerle anlamsız tartışmalar çıkarmış, çevresine korku salmıştı. Mağdur ailenin ev sahibine yaptığı defalarca şikayet ise “Beni ilgilendirmez” duvarına çarpmıştı. İşte biz tam burada kaybediyoruz. Şiddetin ayak seslerini duyduğumuzda, mülkiyet ilişkilerini ve kişisel konforu insan hayatının önüne koyduğumuzda, aslında o bıçağın ucunu hepimiz için sivriltmiş oluyoruz. Sosyal dokuyu bozan, sürekli tehdit savuran bir profilin üç yıl boyunca aynı yerde ‘patlamaya hazır bir bomba’ gibi bekletilmesi, bugün yaşadığımız bu acı sonucun en büyük yapısal nedenidir.

“Bana Bir Şey Olmaz” Küstahlığının Bedeli

Alican Tekin, balkondan gördüğü haksızlığa kayıtsız kalamayan, bugünlerde az rastlanan o toplumsal sorumluluk bilincinin kurbanı oldu. Kuryenin feryadına sessiz kalsa belki bugün aramızdaydı; ancak o, vicdanının sesini dinleyerek aşağı indi. Karşısındaki ise “Bana bir şey olmaz” özgüveniyle beslenen, elinde bıçakla pusuda bekleyen bir karanlıktı. 6 yerinden bıçaklanan genç adamın asansör önünde babası tarafından kanlar içinde bulunması, sadece bir ailenin yıkımı değil, mahalle kültürünün ve sokak güvenliğinin de ağır bir yara almasıdır. Saldırganın sporcu geçmişi ve daha önceki vukuatları, bu olayın anlık bir cinnetten ziyade, biriktirilmiş bir saldırganlığın dışavurumu olduğunu kanıtlıyor. Şimdi yargıdan beklenen, bu tür potansiyel tehlikelerin toplum içinde elini kolunu sallayarak gezmesinin önüne geçecek en ağır yaptırımı uygulamaktır.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir