Emniyette Gizli Pazarlık İddiası: ‘Eşini ve Kız Kardeşini Bırakırız’
Ankara’da yeraltı dünyasının en çok konuşulan isimlerinden Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasında kartlar yeniden dağıtılıyor. Bölge Adliye Mahkemesi’nin bozma kararının ardından Sincan’da yeniden başlayan yargılamada, duruşma salonu tarihi ifşaatlara sahne oldu. Sanık kürsüsünden yükselen iddialar, emniyet teşkilatı içindeki bazı yapıların dava sürecini nasıl yönlendirmek istediğini gözler önüne serdi.
Duruşmaya damga vuran en kritik an, davanın bir numaralı sanığı Ayhan Bora Kaplan’ın avukatı Umut Köroğlu’nun tanık sıfatıyla dinlenmesi oldu. Avukat Köroğlu, müvekkiliyle gözaltı sürecinde yapılan gizli görüşmelerin perde arkasını tek tek anlattı. Mahkeme heyetinin ve salondakilerin pürdikkat dinlediği bu açıklamalar, soruşturmanın seyrini tamamen değiştirebilecek nitelikte.
Tanık avukat Umut Köroğlu’nun iddialarına göre, operasyonu düzenleyen polis şefleri, ifade öncesinde Kaplan ile pazarlık masasına oturdu. Köroğlu, polislerin Kaplan’a ‘Murat Müdür’ün selamını getirdik. Buraya sadece ifade almaya gelmedik, senden bazı taleplerimiz var’ dediklerini öne sürdü. Bu taleplerin karşılığında ise dosyada tutuklu bulunan aile bireylerinin serbest bırakılması vaat edildi.
İddialar bununla da sınırlı kalmadı. Emniyet görevlilerinin, Kaplan’dan eski emniyet mensupları Alp A. ve Oben Ö. ile Volkan isimli bir polis aleyhine ifade vermesini istediği belirtildi. Kaplan’ın bu teklifi reddettiğini söyleyen Köroğlu, eşinin ev hapsiyle bırakılması üzerine müvekkilinin kandırıldığını düşünerek ‘Biz böyle mi anlaşmıştık?’ diyerek isyan ettiğini aktardı. Bu durum, soruşturma aşamasında hukuki sınırların dışına çıkıldığı yönündeki şüpheleri kuvvetlendirdi.
‘Terabaytlarca Ses Kaydı Var, Gerçekler Gizleniyor’
Avukatının ardından söz alan tutuklu sanık Ayhan Bora Kaplan ise savunmasında doğrudan dijital delillere ve gizli tanık işlemlerine savaş açtı. Dosyadaki devasa büyüklükteki dijital materyallerin mahkemece yeterince incelenmediğini savunan Kaplan, kendilerini aklayacak olan delillerin kasten görmezden gelindiğini ileri sürdü.
‘Burada bizim masumiyetimizi kanıtlayacak ses kayıtları, görüntüler ve yazışmalar var’ diyen Kaplan, terabaytlar dolusu verinin bağımsız bir bilirkişi heyeti tarafından incelenmesini talep etti. Dosyadaki kilit isimlerin, özellikle gizli tanıkların ifadelerinin nasıl alındığının, hangi koşullarda yönlendirildiğinin resmi yazışmalarla ortaya çıkarılması gerektiğini vurguladı. Kaplan, tek derdinin gerçeklerin ortaya çıkması olduğunu belirterek adaletin tecelli etmesini istedi.
‘Polis Gibi Değil Düşman Gibi Davrandılar’
Kaplan, gözaltına alınma anına dair basına yansıyan görüntülerle ilgili de çarpıcı açıklamalarda bulundu. Dönemin emniyet müdür yardımcısı Murat Çelik ve ekibinin kendisini yakalarken bir dizi seti oluşturduğunu iddia etti. Ellerini kaldırmasına ve teslim olmasına rağmen beton zemine sert bir şekilde yatırıldığını belirten Kaplan, kolluk kuvvetlerinin görev sınırlarını aşarak şov amacıyla düşmanca hareket ettiğini dile getirdi.
Mahkeme başkanına hitap ederken saygısızlık yapmadığını, yaşanan bir dil sürçmesinden dolayı daha önce heyetten özür dilediğini ekleyen Kaplan, kendisine yönelik sistematik bir karalama kampanyası yürütüldüğünü iddia etti. Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın, sunulan yeni tanık beyanları ve dijital inceleme talepleriyle birlikte çok daha karmaşık bir sürece evrilmesi bekleniyor. Duruşmaya, heyetin ara kararları açıklaması için ertesi güne kadar ara verildi.
Kaynak: Hürriyet






