İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yasa dışı bahis, nitelikli dolandırıcılık ve kripto varlıklar üzerinden yürütülen devasa bir finansal aklama ağına yönelik yürüttüğü “Kapalıçarşı” soruşturmasını tamamladı. Hazırlanan 1548 sayfalık kapsamlı iddianamede, 504 şüpheli hakkında “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlamalarıyla 12 yıldan 29,5 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
Soruşturma dosyasında, suç örgütünün lideri olduğu ileri sürülen T.A. hakkında “örgüt yöneticiliği” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlarından 12,5 yıldan 34,5 yıla, örgüt yöneticilerinden M.D. için ise 11 yıl 3 aydan 31 yıla kadar hapis cezası öngörüldü. İddianamede ayrıca, yöneticilerin kendi bireysel eylemlerinin yanı sıra örgüt üyelerince gerçekleştirilen tüm suç faaliyetlerinden de doğrudan sorumlu tutulması gerektiği belirtildi.
Ülke Genelindeki Binlerce Soruşturma Dosyada Birleşti
Türkiye genelindeki farklı adliyelerde açılmış olan 1112 ayrı soruşturma ve dava dosyasının detaylı şekilde ele alındığı iddianamede; yasa dışı bahis, nitelikli dolandırıcılık, Forex yatırım dolandırıcılığı, e-pin işlemleri, paravan şirketler, ödeme kuruluşları, döviz büroları ve kripto varlık transferleri üzerinden işletilen büyük bir illegal finansal mekanizma deşifre edildi.
Söz konusu suç gelirlerinin aklanmasında kullanılan temel yöntemlerden birinin paravan şirket yapılanmaları olduğu tespit edildi. Örgütün çok sayıda kişi adına şirket kurdurduğu, bu kişilere belirli tutarlarda ödemeler yaptığı ve firmaları dışarıdan olağan bir ticari faaliyet yürütüyormuş gibi finansal sisteme dahil ettiği aktarıldı. Bankalarda ve elektronik para kuruluşlarında açılan hesaplar ile sanal POS altyapılarının kullanıldığı, yüksek hacimli para hareketlerinin sahte ticari işlemler ve faturalarla yasal bir görünüme kavuşturulmak istendiği kaydedildi.
Yasa Dışı Kazançlar Kapalıçarşı Üzerinden Sisteme Sokuldu
İddianame verilerine göre, elde edilen suç gelirleri Kapalıçarşı’da faaliyet gösteren bazı döviz ve altın firmaları aracılığıyla nakit paraya, dövize, altına ya da dijital varlıklara dönüştürüldü. Bu işletmelerin yüksek hacimli nakit işlemlerinin dikkat çekmeyeceği yapılar olarak konumlandırıldığı, döviz ve altın alım satımı maskesi altında yasa dışı kazançların muhasebeleştirildiği ve üçüncü kişilere yapılacak teslimatların mobil uygulamalar üzerinden organize edildiği belirlendi.
Sistemdeki mağdurların ise kendilerini yatırım danışmanı olarak tanıtan şüpheliler tarafından sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden yüksek kazanç vaadiyle sahte Forex platformlarına yönlendirildiği saptandı. Başlangıçta güven kazanmak amacıyla küçük miktarlarda kazanç sağlanan mağdurlardan daha sonra yüksek tutarlı fonlar talep edildiği, parasını çekmek isteyenlerden ise vergi ve komisyon adı altında ek ödemeler alındığı ifade edildi. Bazı mağdurların ise kaldıraçlı işlemler bahane edilerek sistem üzerinde kasıtlı olarak zarar ettirildiği aktarıldı.
Dijital Kodlar ve Kripto Varlıklarla Yurt Dışı Transferleri
İddianamede, çalıntı kart bilgileri veya yasa dışı kaynaklarla temin edilen dijital kodların bazı şirketlere düşük bedellerle satıldığı ve yurt içi ile yurt dışı platformlarda dolaşıma sokulduğu anlatıldı. Bu sayede fiziki para transferi yapılmadan yüksek tutarlı kaynakların yurt dışına aktarılabildiği, ayrıca suç gelirlerinin gerçek kişilerin hesapları üzerinden kripto varlık platformlarına gönderilerek USDT gibi sabit değerli kripto para birimlerine dönüştürüldüğü ve off-shore hesaplara aktarıldığı belirtildi.
Şebekenin kendi içinde “M80” adı verilen özel bir yazılım ve muhasebe sistemi kurduğu tespit edildi. Sisteme dahil olan kara paraların bu altyapı üzerinden yöneticiler ve muhasebeciler tarafından anlık takip edildiği, döviz bürolarının ise fiilen bir tahsilat ve nakit dağıtım merkezi olarak kullanıldığı kaydedildi.
Milyarlarca Liralık Finansal Hareketlilik Raporlandı
Yürütülen mali incelemelerde şebekenin gerçekleştirdiği işlem hacmi de ortaya çıkarıldı. Örgütün, 176 farklı şahıs üzerinden topladığı yaklaşık 7,4 milyar lirayı kripto varlıklara dönüştürerek yöneticilere aktardığı saptandı. Bunun yanı sıra 1,7 milyar liranın paravan şirketlere, 5,7 milyar liranın ise ödeme kuruluşları ve sanal POS altyapıları üzerinden farklı hesaplara dağıtıldığı belirlendi.
Döviz ve altın büroları üzerinden 7,1 milyar liralık para hareketinin gerçekleştirildiği, sanal POS sistemleri aracılığıyla toplamda 12 milyar liranın sisteme entegre edildiği saptandı. Gerçek ve tüzel kişilerden sisteme giren bu kaynağın 5,2 milyar liralık kısmının ise doğrudan paravan firmaların banka hesaplarına transfer edildiği iddianame kayıtlarına geçti.
Kaynak: Hürriyet






