İstanbul’un Kağıthane ilçesinde geçtiğimiz günlerde yaşanan ve ilk bakışta ‘ucuz atlatılmış’ gibi görünen bir trafik kazası, ardında derin bir keder ve yanıtlanmayı bekleyen ağır sorular bıraktı. 47 yaşındaki Tülay Bakaç’ın bir motosikletin çarpması sonucu başlayan son 24 saati, ne yazık ki kendi evinde, uykusunda sessiz bir vedayla noktalandı. Bu trajik olay, hem şehir içi trafik güvenliğini hem de acil servislerdeki müdahale protokollerini yeniden tartışmaya açtı.
Olay günü, 29 yaşındaki Yasin A. yönetimindeki motosiklet, yolun karşısına geçmeye çalışan Tülay Bakaç’a şiddetle çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrulan talihsiz kadının bilinci olay yerinde açıktı ve ilk yardım ekiplerinin ilk değerlendirmesinde hayati bir risk görülmedi. Hastaneye sevk edilen Bakaç, acil serviste yapılan tetkiklerde herhangi bir kemik kırığı tespit edilememesi üzerine, yaklaşık iki saatlik bir gözlemin ardından taburcu edildi. Ancak bu taburculuk, aslında sinsi bir felaketin başlangıcıydı.
Tıbbi Müdahale ve Görünmez Tehlikeler: İç Kanama Şüphesi
Uzmanlar, bu tür yüksek enerjili travmalarda ‘bilincin açık olması’ durumunun yanıltıcı olabileceğine dikkat çekiyor. Tıp literatüründe sinsi yaralanmalar olarak bilinen kafa içi kanamalar veya iç organ hasarları, kaza anında belirti vermeyip saatler sonra ölümcül sonuçlar doğurabiliyor. Bakaç’ın evine dönüp uykuya daldıktan sonra bir daha uyanamaması, kaza anında aldığı ancak rutin kontrollerde gözden kaçmış olabilecek bir iç travmayı işaret ediyor. Adli tıp kurumunda yapılacak detaylı otopsi, bu trajik kaybın tıbbi nedenlerini netleştirecek.
Hukuki Süreç ve Toplumsal Güvenlik: İhmal mi Kaza mı?
Kazanın ardından gözaltına alınan motosiklet sürücüsü Yasin A., çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ancak bu karar, annesini yitiren genç kızın ve mahalle sakinlerinin vicdanındaki yarayı kapatmaya yetmedi. Metropol hayatında artan motosiklet trafiği ve yaya güvenliğinin hiçe sayılması, her geçen gün yeni bir ocağın sönmesine neden oluyor. Güvenlik kameralarına saniye saniye yansıyan kaza anı, bir kadının hayata tutunma çabasını gösterirken, yargı sürecinin hem sürücü kusuru hem de olası tıbbi ihmaller üzerinden yürümesi bekleniyor. Tülay Bakaç’ın ölümü, sistemdeki boşlukların acı bir hatırası olarak kayıtlara geçti.






