MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9808 ▲ %0,02
EURO 53,5307 ▲ %0,29
ALTIN 6.597,72 ▲ %0,66

İtalyan Lisesi’nde kriz büyüyor: Mahkemeden tarihi karar!

İstanbul’un kalbinde eğitim krizi: Mahkeme grev kırıcıya geçit vermedi

İstanbul’un köklü eğitim kurumlarından Özel İtalyan Lisesi’nde sular durulmuyor. Şubat ayından bu yana hak arayışlarını sürdüren 14 Türk öğretmenin başlattığı grev, hukuki bir zaferle yeni bir boyuta taşındı. Grevdeki öğretmenlerin yerine Beyoğlu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılan yeni öğretmen ataması, Ankara İdare Mahkemesi’nden döndü. Mahkeme, anayasal bir hak olan grev hakkının bu tür geçici görevlendirmelerle delinemeyeceğine hükmederek yürütmeyi durdurma kararı verdi. Peki, bir eğitim kurumunda idari bir makamın grev devam ederken neden bu kadar aceleci bir atama hamlesi yaptığını sorgulamak gerekmiyor mu? Olayın perde arkasında, sendikal hakların bypass edilmeye çalışıldığına dair ciddi emareler bulunuyor.

7 bin Euro’ya karşı 1300 Euro: Adaletin terazisi neden şaştı?

Krizin temelinde yatan rakamlar, aslında meselenin sadece bir ücret artışı olmadığını, derin bir eşitsizlik mücadelesi olduğunu gözler önüne seriyor. İtalyan Lisesi bünyesinde görev yapan İtalyan öğretmenler haftada sadece 18 saat derse girip ayda yaklaşık 7 bin Euro (370 bin TL civarı) maaş alırken, Türk öğretmenlerin 40 saatlik mesai karşılığında 1300 Euro (yaklaşık 70 bin TL) alması bardağı taşıran son damla oldu. Türk öğretmenler sadece maaş adaletsizliğiyle değil, aynı zamanda İtalyan meslektaşlarının tutmadığı nöbet görevleri ve ek ders ücreti alamama gibi ağır çalışma koşullarıyla da boğuşuyor. Kendi topraklarımızdaki bir kurumda yabancı personelle yerli personel arasındaki bu uçurum, ‘eşit işe eşit ücret’ ilkesinin nasıl ayaklar altına alındığının açık bir kanıtı olarak karşımıza çıkıyor.

Roma’dan gelen heyet ve imza krizi: Perde arkasında ne var?

Grev süreci devam ederken 26 Mart tarihinde Roma’dan İstanbul’a özel bir heyetin gelmesi, krizin uluslararası bir boyut kazandığını kanıtlıyor. Tez-Koop-İş Sendikası ile İtalyan yetkililer arasında yapılan görüşmelerde aslında bir uzlaşmaya varıldığı belirtiliyor. Ancak asıl şüphe uyandıran nokta tam burada başlıyor: İtalyan tarafı, varılan uzlaşmayı resmi bir tutanağa dökmeyi ve imza atmayı reddediyor. ‘Hukuki ve resmi bağlayıcılığı olan bir belgeyi imzalamayız’ tavrı, akıllara şu soruyu getiriyor: İtalyan makamları Türkiye’deki hukuk sistemini ve iş kanunlarını tanımıyor mu? Sendika yetkililerine göre, İtalyan tarafının asıl amacı süreci sürüncemede bırakarak grevi anlaşma yapmadan bitirmek ve sendikanın yetkisini kırmak. Bu stratejik hamle, çalışanların örgütlü mücadelesini zayıflatmaya yönelik bilinçli bir operasyon gibi görünüyor.

Öğrenciler mağdur, süreç belirsiz: Kim çözüm üretecek?

Okulda eğitim gören 450 öğrenci, bu belirsizliğin tam ortasında kalmış durumda. Eğitim hakkı ile grev hakkı arasındaki ince çizgide, yönetimin uzlaşmaz tavrı süreci tıkıyor. Türk öğretmenler, sadece Euro bazlı maaşlarına üç yıldır zam yapılmamasından değil, aynı zamanda Türk mevzuatının doğru uygulanmamasından şikayetçi. Mahkemenin verdiği durdurma kararı, idarenin ‘grev kırıcı’ hamlesini boşa çıkarsa da, asıl çözümün masada imzalanacak toplu iş sözleşmesinden geçtiği aşikar. İtalyan yetkililerin Türkiye Cumhuriyeti hukukuna ve sendikal haklara ne zaman saygı duyacağı ise merak konusu. Bu süreç sadece bir okulun iç meselesi değil, aynı zamanda uluslararası kurumlarda Türk çalışanların onur ve hak mücadelesidir.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir