MENÜ
06 Haziran 2026 Cumartesi
DOLAR 46,1116 ▲ %0,02
EURO 53,1487 ▼ %0,94
ALTIN 6.409,16 ▼ %3,23

İstanbul’dan Van’a Uzanan Başarı: 100 Koyunu 680 Yaptı

Türkiye’nin doğusunda, Erciş’in karlı tepelerinde sadece bir hayvancılık hikayesi değil, aynı zamanda bir özüne dönüş destanı yazılıyor. 17 yıl boyunca İstanbul’un beton yığınları arasında, inşaat iskelelerinde rızkını arayan 8 çocuk babası Feyat Polat, büyükşehrin keşmekeşinden sıyrılarak ata toprağına dönme kararı aldığında, aslında bölge ekonomisi için de yeni bir umut ışığı yaktı. Polat’ın serüveni, metropollerin sunduğu zorlu yaşam koşullarının karşısında, Anadolu’nun bereketli topraklarının sunduğu potansiyeli bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu geri dönüş, sadece bir adres değişikliği değil, aynı zamanda devletin ‘Köye Dönüş’ stratejisinin sahadaki en başarılı örneklerinden biri olarak kayıtlara geçiyor.

Tersine Göçün ve Azmin Ekonomik Zaferi

5 yıl önce memleketi Erciş’in Köycük Mahallesi’ne kesin dönüş yapan Polat, devletin sağladığı stratejik desteklerle 100 koyun alarak işe başladı. Bugün gelinen noktada, dört yıl gibi kısa bir sürede sürüsünü 680 başa çıkaran Polat, yerel üretimin ve bireysel girişimin gücünü kanıtlamış durumda. Uzman görüşlerine göre, Polat gibi girişimcilerin kırsalda yarattığı bu katma değer, Türkiye’nin kırmızı et üretim kapasitesini artırmakla kalmıyor, aynı zamanda şehirlerdeki nüfus baskısını azaltarak sosyal bir dengelenme sağlıyor. Sekiz çocuğunun geleceğini bu meralarda inşa eden Polat, modern tarım ve hayvancılığın yerel dinamiklerle birleştiğinde nasıl bir ekonomik mucize yaratabileceğini tüm Türkiye’ye gösteriyor. Ancak bu başarı, sadece rakamlardan ibaret değil; ardında dondurucu soğuklara, tipi ve kara karşı verilen muazzam bir irade savaşı yatıyor.

Zorlu Coğrafya ve Çözüm Bekleyen Altyapı Sorunları

Bölgenin sert iklim koşullarıyla baş etmeye çalışan Feyat Polat, üretimin önündeki en büyük engelin doğa değil, altyapı yetersizliği olduğunu vurguluyor. Özellikle su sıkıntısı, modern hayvancılığın sürdürülebilirliği önünde ciddi bir bariyer teşkil ediyor. Hayvanlarına su ulaştırabilmek için zaman zaman aracıyla taşıma yapmak zorunda kalan Polat’ın yaşadığı bu mağduriyet, bölgedeki kalkınma hamlelerinin altyapı yatırımlarıyla desteklenmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Yetkililerin su sorununun çözüleceğine dair verdiği sözler, sadece Polat’ın sürüsünün sağlığı için değil, bölgedeki diğer üreticilerin de motivasyonu için hayati önem taşıyor. Tüm bu lojistik ve coğrafi zorluklara rağmen mesleğine duyduğu tutkuyu ‘Bu işi seviyorum’ sözleriyle özetleyen usta besici, Anadolu insanının üretim azmini temsil ediyor. Feyat Polat’ın hikayesi, toprağına küsmeyenlerin, emeği ve sabrı harmanlayanların kazandığı bir başarı manifestosu niteliği taşıyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir