MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9822 ▲ %0,02
EURO 53,5221 ▲ %0,31
ALTIN 6.599,09 ▲ %0,69

İstanbul’da Vefa Günü: Çağ Kapatan Hakanın Huzurunda

Bir Çağın Kapanışına Duyulan Saygı

İstanbul’un kalbi bugün, şehri asıl kimliğine kavuşturan o büyük dehanın, Fatih Sultan Mehmet Han’ın manevi huzurunda attı. Vefatının üzerinden dile kolay 545 yıl geçmesine rağmen, bıraktığı mirasın ağırlığı ve vizyonu hala bu kadim şehrin her sokağında, her taşında hissedilmeye devam ediyor. Fatih Camii’nin avlusu, bugün sadece bir anma törenine değil, bir medeniyetin köklerine olan sadakat yeminine şahitlik etti. Toplumun ortak hafızasında sönmeyen bir meşale gibi duran Fatih, sadece bir hükümdar değil, aynı zamanda bu coğrafyanın kaderini değiştiren bir mimar olarak bir kez daha anıldı.

Devletin Zirvesi Hakanın Huzurunda Saf Tuttu

İstanbul Valisi Davut Gül’ün öncülüğünde gerçekleşen törende, devletin tüm kademeleri en üst düzeyde temsil edildi. 1. Ordu Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay’dan İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız’a, Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan’dan il müftüsüne kadar uzanan bu geniş protokol, Fatih Sultan Mehmet’in sadece bir ‘fetih kahramanı’ değil, aynı zamanda devlet geleneğimizin en güçlü sütunlarından biri olduğunu bir kez daha kanıtladı. Kurra Hafız Yusuf Yılmaz’ın okuduğu Kur’an-ı Kerim tilaveti, caminin tarihi duvarlarında yankılanırken, katılımcılar asırlar öncesinden gelen o vakur ruhu sessizce soludu. Bu anlar, sadece resmi bir törenin ötesine geçerek, tarihle kurulan manevi bir köprüye dönüştü.

Asırları Aşan Adalet ve Medeniyet Tasavvuru

Vali Davut Gül’ün tören sonrası yaptığı açıklamalar, aslında toplumun bilinçaltında yatan o güçlü lider figürüne ve sarsılmaz adalet anlayışına duyulan özlemi yansıtıyordu. Gül, Fatih Sultan Mehmet’i sadece orduları yöneten bir komutan olarak tanımlamanın yetersiz kalacağını vurguladı. Onun, çağ kapatıp çağ açan dehasının ardında; bilime duyulan sönmez tutku, sanata gösterilen derin saygı ve adaletin mülkün yegane temeli olduğu inancı yatıyordu. Farklı inançları ve kültürleri aynı potada eritip, adaletin şemsiyesi altında huzurla bir arada yaşatma becerisi, bugün modern dünyanın hala ulaşmaya çalıştığı en büyük idealdir.

Mirasın Omuzlarımıza Yüklediği Büyük Sorumluluk

Fatih’i anmak, sadece geçmişe takılıp kalmak ya da tarihin tozlu sayfalarını karıştırmak değildir. Bu törenler, vatandaşa ve devlete bırakılan o büyük emanetin; yani adaletin, gelişimin ve birlikte yaşama kültürünün ne kadar hayati olduğunu her yıl yeniden hatırlatıyor. Şehrin dokusunu korumak, ilmi ve liyakati el üstünde tutmak, Fatih’in o meşhur ‘şehirleri imar etmekten asıl maksat, halkın gönlünü kazanmaktır’ düsturunu hayatın merkezine koymak bugünün dünyasında bir tercihten öte zorunluluktur. Bizler, o büyük hakanın çizdiği bu geniş ufuklu vizyonun üzerinde yükselen bir geleceği inşa etmeye devam ettiğimiz müddetçe, Fatih Sultan Mehmet Han’ın ruhu şad kalmaya devam edecektir. Onun mirası, taş duvarlardan ziyade bu toprakların vicdanında, adaletinde ve hafızasında sonsuza dek baki kalacaktır.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir