İBB İştiraki Üzerinden Yürütülen Soruşturmada Yeni Karar
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kamuoyunda büyük yankı uyandıran ve ‘ihale yolsuzluğu’ iddialarını merkezine alan geniş kapsamlı soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Şehrin yeşil alanlarından ve peyzaj düzenlemelerinden sorumlu olan Ağaç ve Peyzaj AŞ iştiraki üzerinden kurgulandığı iddia edilen usulsüz ihale sistemiyle ilgili gözaltına alınan 24 şüphelinin adliyedeki işlemleri tamamlandı. İstanbul Adliyesi’ne sevk edilen şüphelilerin dosyalarını inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamuyu zarara uğratma ve ihaleye fesat karıştırma suçlamalarıyla ilgili kritik kararlarını verdi.
12 Şüpheli Cezaevine Gönderildi
Hakim karşısına çıkan 24 kişilik gruptan 12’si hakkında tutuklama kararı çıktı. Tutuklanan isimler arasında Ayhan Subaşı, Aytekin Karaarslan, Binali Sarıtaş, Derya Dağdeviren, Murat Dağdeviren, Orhan Yıldırım, Selim Marangoz, Süleyman Uzun, Fatih Temur, Muammer Ali Özdil, Nilgün Cendek ve Tolga Kılıç yer alıyor. Hakimlik, eldeki delillerin karartılma ihtimali ve suçun niteliğini göz önüne alarak bu isimlerin cezaevine gönderilmesine hükmederken, geri kalan 12 şüpheli hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulanmasını kararlaştırdı. Serbest bırakılan şüphelilere yurt dışı çıkış yasağı ve belirli aralıklarla imza verme zorunluluğu getirildi.
Fesat Karıştırılan ‘Kurgusal İhale’ Çarkı Nasıl İşliyor?
Soruşturmanın odağında, İstanbul’un kaynaklarının ‘kurgusal bir ihale sistematiği’ ile belirli bir gruba aktarıldığı iddiası yatıyor. Başsavcılığın açıklamalarına göre, Ağaç ve Peyzaj AŞ bünyesinde yapılan ihalelerin aslında önceden planlandığı ve rekabet ortamının tamamen kağıt üzerinde bırakıldığı bir yapı kurulmuş durumda. Şehrin her köşesindeki ağaçlandırma ve bakım çalışmaları için ayrılan bütçelerin, bu hayali ihalelerle nasıl buharlaştırıldığına dair teknik takipler ve uzman raporları dosyada geniş yer tutuyor. İstanbul gibi metropol bir kentte altyapı ve çevre düzenlemesi gibi kritik kalemlerin bu denli ağır iddialarla sarsılması, kent yönetimindeki şeffaflık tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Soruşturmanın Geçmişi ve Firari Şüpheliler
Soruşturma kapsamında bugüne kadar toplam 31 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti. Bunlardan 29’u emniyetin eş zamanlı operasyonlarıyla yakalanırken, bir şüphelinin yurt dışında olduğu tespit edildi. Yurt dışında bulunan Orhan Yıldırım’ın Türkiye’ye giriş yaptığı sırada havalimanında yakalanması, operasyonun derinleşmesini sağladı. Daha önceki safhalarda emniyetteki ifadelerinin ardından serbest bırakılan veya adli kontrol alan Murat Cırık, Oktay Özel ve Cezayir Aday gibi isimlerin ardından son tutuklamalarla birlikte dosyadaki hukuki süreç daha da sertleşti. İstanbul gibi devasa bir bütçeyi yöneten bir belediyenin en önemli iştiraklerinden birinde patlak veren bu kriz, vergi veren vatandaşın cebinden çıkan her kuruşun akıbetini sorgulatıyor.
Kent Kaynakları ve Denetim Zafiyeti
Bu operasyon, sadece bir yolsuzluk dosyası değil, aynı zamanda megakent İstanbul’un nasıl yönetildiğine dair ciddi bir denetim zafiyetini de gözler önüne seriyor. Ağaç ve Peyzaj AŞ gibi kentin estetiğinden ve ekolojisinden sorumlu bir kurumun, ‘çıkar amaçlı suç örgütü’ iddialarıyla anılması, kent sakinlerinin yönetime olan güvenini derinden sarsıyor. Yolsuzluk iddialarının odağındaki ihalelerin hangi dönemleri kapsadığı ve bu usulsüzlükler nedeniyle kentin ne kadarlık bir maddi kayba uğradığına dair bilirkişi incelemeleri ise devam ediyor. İstanbullular, her gün trafik ve altyapı sorunlarıyla boğuşurken, şehrin bakım bütçesinin bu tip organizasyonlarla manipüle edilmesi, kentin geleceği adına endişe verici bir tablo çiziyor.






