MENÜ
04 Haziran 2026 Perşembe
DOLAR 45,9808 ▲ %0,02
EURO 53,5307 ▲ %0,29
ALTIN 6.597,72 ▲ %0,66

İstanbul’da Çocuk Çetesi Dehşeti: Yardım Etti, 6 Bıçak Yedi!

Bağcılar sokakları, yaşları küçük ancak cürümleri büyük bir çete kuşatması altında can çekişiyor. Yıldıztepe Mahallesi’nde yaşanan son olay, metropolün göbeğinde güvenliğin nasıl pamuk ipliğine bağlı olduğunu bir kez daha kanıtladı. Sadece bir çocuğun darbedilmesini engellemek isteyen 18 yaşındaki Oğuzhan Çöpür, toplumsal duyarlılığının bedelini vücuduna saplanan 6 bıçak darbesiyle ödedi. Bu bir kavga değil, bu bir sokak infazı girişimidir.

Sokakların Yeni Hâkimi: Çocuk Görünümlü Suç Makineleri

Olayın detayları kan donduran cinsten. Metro istasyonu çıkışında 18 yaş altı kalabalık bir grup, bir çocuğu köşeye sıkıştırıp darbetmeye başlıyor. O sırada orada bulunan Oğuzhan ve kardeşi Taha Çöpür, insanlık görevlerini yaparak müdahale ediyor. Aldıkları cevap ise “Bu bizim meselemiz, karışmayın” oluyor. Tartışma saniyeler içinde vahşete dönüşüyor. Grubun içinden çıkan bir saldırgan, kelebek bıçakla Oğuzhan’ı tam 6 yerinden bıçaklıyor. Vahşet bununla da bitmiyor; genç adam kanlar içinde yere yığılmışken kaçan grup, Oğuzhan’ın üzerine taş atarak olay yerinden uzaklaşıyor. Bu, sadece bir yaralama vakası değil, açıkça bir nefret ve güç gösterisidir.

Hastaneye kaldırılan ve iç organları ağır hasar alan Oğuzhan Çöpür’ün tedavisi evde devam etse de, ailenin yaşadığı kabus bitmiş değil. Mağdur aile, şikayetçi olmamaları için organize bir tehdit dalgasına maruz kaldıklarını iddia ediyor. Saldırganların arkasındaki karanlık el, ailenin adres bilgilerinden 80 yaşındaki babaannenin ismine kadar her türlü kişisel veriyi ele geçirmiş durumda. Bu durum, sokak çetelerinin sadece bıçakla değil, veri güvenliği ve psikolojik terörle de mahalleleri esir aldığını gösteriyor.

Adalet Beklerken Tehdit: Çeteleşme Mahalleleri Esir Alıyor

Baba Fevzi Çöpür’ün isyanı aslında hepimizin korkusu. Çocuklarının doğum gününde bu facia ile karşılaştıklarını belirten acılı baba, “17 yaşındaki bir çocuk benim annemin ismini nereden biliyor?” sorusunu sorarak emniyet güçlerini göreve çağırıyor. Daha önce Güngören’de yaşanan Atlas cinayetiyle benzerlik gösteren bu olay, İstanbul’un bazı ilçelerinde çocuk çetelerinin birer suç makinesine dönüştüğünün en somut kanıtı. Korku o kadar büyük ki, aynı olayda bıçaklanan bir başka genç, “hayatım kararır” endişesiyle şikayetçi bile olamadan hastaneden kaçıyor.

Sonuç olarak; eğer bu “çocuk” maskeli çeteleşme bugün durdurulmazsa, yarın hiçbir metro çıkışı, hiçbir sokak başı güvenli olmayacak. Devletin, bu yapıların arkasındaki asıl güçleri bulup çıkarması ve cezasızlık algısını yerle bir etmesi şart. Oğuzhan Çöpür şanslıydı, kardeşi yanındaydı; ancak bir sonraki kurbanın bu kadar şanslı olmayabileceği gerçeği tokat gibi yüzümüze çarpıyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir