Küresel Sistemde Büyük Güvenlik Açığı: Meşruiyet Krizi
Dolmabahçe Sarayı’nda düzenlenen 152. Parlamentolar Arası Birlik (PAB) Genel Kurulu yemeği, sadece diplomatik bir buluşma değil, aslında küresel güvenlik sisteminin nasıl bir iflasın eşiğinde olduğuna dair en sert uyarıların yapıldığı bir platforma dönüştü. Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, 80 yıl önce galip devletlerin eliyle kurulan uluslararası sistemin artık dikiş tutmadığını ve ciddi bir meşruiyet krizi yaşadığını açıkça dile getirdi. Bu durum sadece siyasi bir analiz değil, dünya barışının temelindeki güvenlik duvarlarının nasıl çöktüğünün net bir kanıtıdır.
Diplomasinin Yerini Alan Silahlar ve Kaybolan Güven
Erdoğan’ın uyarıları, aslında hepimizin yaşam alanını tehdit eden büyük bir boşluğa işaret ediyor. Uluslararası hukukun bağlayıcı hükümlerinin, savaş suçu işleyen aktörler üzerinde hiçbir tesirinin kalmadığı bir döneme girdik. Sağduyunun rafa kalktığı, diyalog mekanizmalarının kasıtlı olarak devre dışı bırakıldığı ve müzakerenin yerini füzelerin aldığı bu karanlık tabloda, dünyanın hiçbir yerinde kimse kendini tam anlamıyla güvende hissedemez. Bölge ülkelerinin ana aktör olmadığı hiçbir denklemin, barış ve güven arayışına gerçek bir cevap veremeyeceği artık saklanamaz bir gerçek olarak karşımızda duruyor.
32 Yıl Sonra Hortlayan Tehlike: Apartheid Rejimi
Gündemin en kritik ve üzerinde dikkatle durulması gereken noktası ise İsrail’in Batı Şeria planları ve Filistinli mahkûmlara yönelik getirdiği idam cezası kararı oldu. Erdoğan, bu durumu Güney Afrika’da 32 yıl önce yıkılan o karanlık apartheid utancının yeniden hortlatılması olarak tanımladı. Sadece belli bir gruba, yani Filistinlilere uygulanacak olan bu ceza sistemi, modern dünyanın kabul edemeyeceği bir hukuk skandalı ve insanlık suçudur. Dünya parlamentolarının bu ayrımcı ve tehlikeli adımlara karşı en sert tepkiyi vermesi gerekiyor; çünkü bu tür hukuksuzluklar bir kez meşrulaşırsa, küresel adaletin geri dönüşü olmayan bir yola girmesi kaçınılmazdır.
Sayıların Arkasındaki Korkunç İnsani Maliyet
Gazze ve Lübnan hattında yaşananlar, sıradan bir çatışmanın çok ötesinde, planlı bir yok etme sürecine dönüşmüş durumda. 10 Ekim 2025’te imzalanan ateşkesten bu yana 755 Filistinlinin daha hayattan koparılması, sahadaki sözde anlaşmaların ne kadar kırılgan olduğunu ve ihlallerin boyutunu gösteriyor. 7 Ekim 2023’ten beri 73 bin şehit ve 172 binden fazla yaralıdan bahsediyoruz. Lübnan’da ise 1 milyondan fazla insanın yerinden edilmesi, bölgedeki insani krizin kontrol edilemez bir noktaya ulaştığının kanıtı. Bu tablo, küresel vicdanın ve karar verici mekanizmaların artık uykusundan uyanması gerektiğini en acı şekilde hatırlatıyor.






