Vekilin Kalbini Durduran Yanlış İlaç Skandalı
Ankara’da 2023 yılında yaşanan ve AK Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Ok’un hayatını kaybetme noktasına getiren tıp skandalında yargı süreci kritik bir viraja girdi. Basit bir vücut kırgınlığı şikayetiyle gittiği hastanede kalbi duran ve günlerce yaşam savaşı veren Ok’un davasında savcı mütalaasını açıkladı. Yaşananlar sadece bir tıbbi hata değil, bir milletvekilinin yaşam ile ölüm arasındaki o ince çizgide verdiği mücadelenin anatomisi niteliğinde.
Ölümcül Hata: Yanlış İlaç Nasıl Verildi?
Olay, 30 Eylül 2023’te Ankara’daki özel bir hastanede meydana geldi. Milletvekili İsmail Ok ve eşi Nesrin Ok, halsizlik şikayetiyle hastaneye başvurdu. Dahiliye uzmanı Dr. Ali Akçay tarafından muayene edilen Ok’a üç adet serum takılması kararlaştırıldı. Ancak serumların verilmesinin hemen ardından İsmail Ok’un durumu aniden ağırlaştı. Kalbi duran ve solunumu kesilen milletvekili, acil müdahalenin ardından entübe edilerek Ankara Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Yapılan incelemelerde, hastaya soğuk algınlığı için kullanılan bir kas gevşetici yerine, ameliyatlarda hastayı tamamen hareketsiz bırakmak için kullanılan çok ağır bir ilacın verildiği ortaya çıktı.
‘Muscoflex’ Yerine ‘Muscobloc’ Verilmiş
Mahkemede açıklanan savcılık mütalaası, hatanın boyutlarını ve ihmaller zincirini gözler önüne serdi. Dr. Ali Akçay’ın, sistem üzerinden reçete girişi yaparken, hastanın şikayetine uygun olan ‘Muscoflex’ isimli ilaç yerine, listenin hemen altında bulunan ve genel anestezi sırasında kullanılan ‘Muscobloc’ isimli ilacı seçtiği belirtildi. Mütalaada bu ilacın üst solunum yolu enfeksiyonunda asla kullanılmaması gerektiği, sadece cerrahi müdahalelerde solunumu ve kasları durdurmak amacıyla kullanıldığı vurgulandı. Adli Tıp Kurumu raporu da bu uygulamanın tıp kurallarına tamamen aykırı olduğunu tescilledi.
Suçun Niteliği Değişti: Kasten mi Taksirle mi?
Davanın ilk aşamalarında sanık doktor hakkında ‘Kamu görevlisini öldürmeye teşebbüs’ suçlamasıyla oldukça ağır bir yargılama yürütülüyordu. Ancak Ankara 36’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 6’ncı duruşmada savcı, suçun niteliğinin değiştiğini savundu. Sanık Ali Akçay’ın eyleminin doğrudan öldürme kastı taşımadığı, ancak ‘kişinin yaşamını tehlikeye sokacak şekilde taksirle yaralama’ suçunu oluşturduğu kanaatine varıldı. Bu gelişme, davanın seyrini ve verilecek ceza miktarını doğrudan etkileyecek bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
FETÖ Geçmişi ve Mahkemenin Erteleme Kararı
Yargılanan Dr. Ali Akçay’ın geçmişi de davanın dikkat çeken noktalarından biri oldu. Akçay’ın daha önce ‘Silahlı terör örgütü (FETÖ) üyeliği’ suçundan 6 yıl 10 ay hapis cezası aldığı bilgisi dava dosyasında yer alıyor. Mahkeme heyeti, sanığın yurt dışı çıkış yasağının devamına karar vererek duruşmayı 24 Eylül tarihine erteledi. İsmail Ok’un avukatları, mütalaaya karşı savunmalarını hazırlamak için süre talep ederken, sokaktaki vatandaşın gözü kulağı adaletin tecelli edeceği o tarihe çevrildi.






